Ticari uyuşmazlık yaşayan kişi ve işletmeler, çoğu zaman doğrudan mahkemeye başvurabileceklerini düşünür. Ancak belirli ticari davalarda mahkemeden önce arabulucuya başvurmak kanuni bir zorunluluktur.

Ticari davalarda arabuluculuk, 1 Ocak 2019 tarihinden beri belirli parasal talepler bakımından dava şartı olarak uygulanmaktadır. 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle birlikte itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da açıkça bu kapsama alınmıştır.

Zorunlu arabuluculuk, tarafların mutlaka anlaşması gerektiği anlamına gelmez. Kanun, dava açılmadan önce tarafların arabulucu eşliğinde görüşmesini zorunlu tutar. Görüşmeler sonunda anlaşma sağlanamazsa taraflar mahkemeye başvurabilir.

Bu yazıda ticari davalarda arabuluculuğun hangi durumlarda zorunlu olduğunu, başvurunun nasıl yapıldığını, sürecin ne kadar sürdüğünü ve anlaşma sağlanmasının hukuki sonuçlarını ele alıyoruz.

Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Nedir?

Zorunlu arabuluculuk, kanunda belirtilen ticari davalar açılmadan önce tamamlanması gereken bir dava şartıdır.

Arabulucu, uyuşmazlık hakkında karar veren bir hâkim veya hakem değildir. Tarafsız ve bağımsız biçimde görev yaparak tarafların iletişim kurmasına ve kendi çözümlerini oluşturmasına yardımcı olur.

Taraflar:

  • Görüşmelerde anlaşabilir.
  • Kısmen anlaşabilir.
  • Hiç anlaşamayabilir.
  • Ödeme planı oluşturabilir.
  • Taksit ve teminat şartları belirleyebilir.
  • Ticari ilişkinin devamı konusunda düzenleme yapabilir.

Anlaşma sağlanamadığında arabulucu bir tarafın haklı veya haksız olduğuna karar vermez. Sadece sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını gösteren son tutanağı düzenler.

Ticari Davalarda Arabuluculuğun Hukuki Dayanağı

Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk, Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiştir.

Güncel düzenlemeye göre Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda ticari dava olarak belirtilen uyuşmazlıklardan konusu bir miktar para olan:

  • Alacak davalarında
  • Tazminat davalarında
  • İtirazın iptali davalarında
  • Menfi tespit davalarında
  • İstirdat davalarında

dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir.

Bu nedenle bir uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığını belirlerken öncelikle uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığı incelenmelidir.

Bir Davanın Ticari Dava Olduğu Nasıl Belirlenir?

Bir uyuşmazlığın taraflarının şirket veya tacir olması, davanın her durumda ticari sayılması için tek başına yeterli değildir.

Değerlendirmede şu hususlar dikkate alınır:

  • Tarafların tacir sıfatı
  • İşlemin ticari işletmeyle bağlantısı
  • Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenip düzenlenmediği
  • Özel kanunlarda davanın ticari sayılıp sayılmadığı
  • Uyuşmazlığın başka bir uzmanlık mahkemesinin görev alanına girip girmediği

Bazı davalar, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın kanun gereği ticari dava sayılır. Bazı uyuşmazlıkların ticari dava sayılması için ise işlemin tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olması gerekir.

Uyuşmazlığın tüketici, iş, kira veya başka bir özel hukuk ilişkisine dayanması durumunda farklı görev ve arabuluculuk kuralları uygulanabilir.

Hangi Ticari Davalarda Arabuluculuk Zorunludur?

Zorunlu arabuluculuk kapsamına girebilecek başlıca ticari uyuşmazlıklar şunlardır:

  • Ödenmeyen fatura alacakları
  • Cari hesap bakiyeleri
  • Mal ve hizmet tedarikinden doğan alacaklar
  • Ticari sözleşmeden kaynaklanan alacak ve tazminatlar
  • Bayilik ve distribütörlük uyuşmazlıkları
  • Acentelik sözleşmesinden doğan parasal talepler
  • Komisyon ve ücret alacakları
  • Taşıma ve lojistik sözleşmelerinden doğan alacaklar
  • Şirketler arasındaki para alacakları
  • Haksız rekabetten doğan tazminat talepleri
  • Sigorta sözleşmelerinden doğan ticari nitelikteki parasal talepler
  • Deniz ticaretinden kaynaklanan alacak ve tazminatlar
  • Fikrî ve sınai hak ihlalinden doğan parasal talepler
  • Çek, bono ve poliçeye ilişkin bazı alacak davaları
  • İcra takibine yapılan itirazın iptali davaları
  • Ticari nitelikteki menfi tespit davaları
  • Ticari nitelikteki istirdat davaları

Bu örneklerin her biri, somut hukuki ilişkinin özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Bir davanın para talebi içermesi tek başına yeterli değildir; uyuşmazlığın aynı zamanda ticari dava niteliğinde olması gerekir.

Ticari Alacak Davasında Arabuluculuk Zorunlu mudur?

Ticari alacak davası, zorunlu arabuluculuğun en sık uygulandığı dava türlerinden biridir.

Teslim edilen malın bedeli, sunulan hizmetin ücreti veya cari hesap bakiyesi için dava açılacaksa öncelikle arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.

Arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanamazsa alacaklı, son tutanakla birlikte görevli mahkemede ticari alacak davası açabilir.

Ancak alacaklı, dava açmadan önce genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatmayı tercih edebilir. İcra takibi başlatmak için kural olarak önce arabulucuya başvurma şartı bulunmaz.

İtirazın İptali Davasında Arabuluculuk Zorunlu mudur?

Alacaklı tarafından başlatılan ilamsız icra takibine borçlunun süresinde itiraz etmesi hâlinde takip durur. Alacaklı, şartları oluştuğunda itirazın iptali davası açabilir.

İtirazın iptali davası ticari dava niteliği taşıyorsa dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.

Arabuluculuk başvurusunda:

  • İcra dosyası
  • Takip konusu alacak
  • İtiraz edilen ana para
  • Faiz
  • İcra inkâr tazminatı gibi talepler

açıkça belirtilmelidir.

İtirazın iptali davası süreye bağlı olduğu için arabuluculuk başvurusunun ve dava süresinin dikkatle takip edilmesi gerekir.

Menfi Tespit Davasında Arabuluculuk Zorunlu mudur?

Menfi tespit davası, kişinin talep edilen bir borçtan sorumlu olmadığının belirlenmesi amacıyla açılır.

1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle, konusu bir miktar para olan ticari menfi tespit davaları açıkça dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır.

Bu nedenle ticari nitelikteki para borcuna ilişkin menfi tespit davası açılmadan önce kural olarak arabulucuya başvurulmalıdır.

Menfi tespit davasının devam eden icra takibine etkisi, ihtiyati tedbir şartları ve yatırılması gereken teminat ayrıca değerlendirilmelidir. Arabuluculuk başvurusu, icra takibini kendiliğinden durdurmaz.

İstirdat Davasında Arabuluculuk Zorunlu mudur?

İstirdat davası, borçlu olmadığı bir parayı icra takibi nedeniyle ödeyen kişinin bu tutarı geri almak amacıyla açtığı davadır.

Ticari nitelikte ve para alacağına ilişkin istirdat davaları da 1 Eylül 2023’ten beri açıkça dava şartı arabuluculuk kapsamındadır.

İstirdat davası hak düşürücü süreye bağlı olabileceği için arabuluculuk ve dava sürelerinin birlikte takip edilmesi gerekir.

Zorunlu Arabuluculuk Kapsamına Girmeyen Ticari Uyuşmazlıklar

Her ticari uyuşmazlıkta arabuluculuk dava şartı değildir.

Doğrudan Para Talebi İçermeyen Davalar

Yalnızca şirket genel kurul kararının iptali, şirketin feshi veya başka bir parasal olmayan hukuki sonuç talep edilen davalar, TTK m.5/A kapsamındaki parasal dava türlerinden farklı değerlendirilebilir.

Bununla birlikte parasal olmayan bir taleple birlikte alacak veya tazminat da isteniyorsa arabuluculuk şartı her talep bakımından ayrıca incelenmelidir.

Çekişmesiz Yargı İşleri

Dava niteliğinde olmayan ve çekişmesiz yargı kapsamında kalan başvurular, kural olarak ticari dava şartı arabuluculuğa tabi değildir.

İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Talepleri

Geçici hukuki koruma niteliğindeki ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talepleri için önceden arabuluculuk sürecinin tamamlanması aranmaz.

Ancak geçici hukuki koruma kararından sonra açılması gereken asıl dava, şartları varsa zorunlu arabuluculuğa tabi olabilir. Bu durumda tamamlayıcı işlem ve dava süreleriyle arabuluculuğun etkisi birlikte değerlendirilmelidir.

Tahkim Sözleşmesinin Bulunduğu Uyuşmazlıklar

Taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunması, uyuşmazlığın mahkeme yerine hakem önünde görülmesini gerektirebilir.

Tahkim şartının kapsamı ve geçerliliği ayrıca incelenmelidir. Tahkim kararlaştırılmış olması, uyuşmazlığın her aşamasında otomatik olarak aynı sonucu doğurmayabilir.

İcra Takibinden Önce Arabuluculuk Zorunlu mudur?

Hayır. Ticari para alacağı için ilamsız icra takibi başlatmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurma şartı bulunmaz.

Alacaklı, elindeki sözleşme, fatura veya diğer belgelere dayanarak doğrudan icra takibi başlatabilir.

Borçlu ödeme emrine itiraz ederse takip durur. Bundan sonra ticari nitelikte itirazın iptali davası açılacaksa dava öncesinde arabulucuya başvurulması gerekir.

Alacaklının elinde İcra ve İflas Kanunu’nda belirtilen nitelikte bir belge bulunuyorsa itirazın kaldırılması yoluna başvurulması da değerlendirilebilir. İcra mahkemesinden itirazın kaldırılmasının istenmesi, itirazın iptali davasından farklı bir hukuki yoldur.

Arabulucuya Başvurulmadan Dava Açılırsa Ne Olur?

Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki bir dava, arabulucuya başvurulmadan açılırsa mahkeme dava şartını kendiliğinden inceler.

Arabuluculuğa hiç başvurulmadığı anlaşılırsa dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilebilir. Mahkeme bu durumda alacağın gerçekten bulunup bulunmadığını incelemez.

Arabuluculuk süreci tamamlanmış ancak son tutanak dava dilekçesine eklenmemişse mahkeme, belgenin sunulması için kanunda öngörülen şekilde kesin süre verebilir. Bu sürede tutanak sunulmazsa dava usulden reddedilebilir.

Bu nedenle dava açılmadan önce:

  • Uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olup olmadığı
  • Başvurunun doğru taraflara yöneltilip yöneltilmediği
  • Dava talepleriyle arabuluculuk konusunun uyumlu olup olmadığı
  • Son tutanağın usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği

kontrol edilmelidir.

Ticari Arabuluculuk Başvurusu Nereye Yapılır?

Başvuru, uyuşmazlığa bakacak yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır.

Arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde işlemler, bu sıfatla görevlendirilen yazı işleri müdürlüğü tarafından yürütülür.

Yetkili mahkeme belirlenirken uyuşmazlığın niteliğine göre:

  • Davalının yerleşim yeri
  • Sözleşmenin ifa yeri
  • Taraflar arasındaki geçerli yetki sözleşmesi
  • Özel kanunlardaki yetki kuralları

dikkate alınabilir.

Başvurunun yanlış yerde yapılması hâlinde karşı taraf, kanundaki usule uygun biçimde yetki itirazında bulunabilir.

Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır?

Başvuru, adliyedeki arabuluculuk bürosuna yapılabilir. Kullanıma açık elektronik sistemler üzerinden de başvuru imkânı bulunabilir.

Başvuruda genel olarak şu bilgiler yer alır:

  • Başvuran tarafın bilgileri
  • Karşı tarafın bilgileri
  • Uyuşmazlığın konusu
  • Talep edilen ana para
  • Faiz ve diğer talepler
  • İlgili sözleşme veya fatura bilgileri
  • Varsa icra dosyası
  • Tarafların iletişim bilgileri

Başvuru konusunun açık ve dava talepleriyle uyumlu yazılması önemlidir. Arabuluculukta hiç ileri sürülmeyen bir talebin sonradan davaya eklenmesi, dava şartının yerine getirilip getirilmediği konusunda tartışma yaratabilir.

Arabulucu Nasıl Belirlenir?

Başvurunun ardından arabuluculuk bürosu, sicile kayıtlı arabulucular arasından görevlendirme yapar.

Taraflar, sicile kayıtlı belirli bir arabulucu üzerinde birlikte anlaşmışlarsa bu kişinin görevlendirilmesini isteyebilir.

Arabulucu tarafsız ve bağımsız hareket etmek zorundadır. Taraflara hukuki danışmanlık vermez, uyuşmazlık hakkında bağlayıcı karar vermez ve taraflardan birini anlaşmaya zorlayamaz.

Ticari Arabuluculuk Süreci Nasıl İlerler?

1. Taraflarla İletişim Kurulur

Görevlendirilen arabulucu, taraflarla iletişime geçerek süreç hakkında bilgi verir ve toplantı tarihini belirler.

Tarafların güncel telefon, adres ve elektronik iletişim bilgilerinin başvuruda doğru gösterilmesi sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından önemlidir.

2. İlk Toplantı Yapılır

Taraflar görüşmeye bizzat, kanuni temsilcileri veya gerekli yetkiye sahip avukatları aracılığıyla katılabilir.

Şirket adına görüşmeye katılacak kişinin uzlaşma ve anlaşma konusunda gerekli temsil yetkisine sahip olması gerekir.

3. Talepler ve Çözüm Seçenekleri Görüşülür

Taraflar uyuşmazlığın hukuki ve ekonomik yönlerini değerlendirir. Ticari arabuluculukta yalnızca ana para değil;

  • Faiz
  • Taksitlendirme
  • Vade
  • Teminat
  • Cezai şart
  • İcra dosyasının durumu
  • Ticari ilişkinin devamı
  • Masraflar

gibi konular da görüşülebilir.

4. Süreç Son Tutanakla Tamamlanır

Taraflar anlaşırsa anlaşma belgesi ve son tutanak düzenlenir. Anlaşma sağlanamazsa arabulucu anlaşamama son tutanağını hazırlar.

Kısmi anlaşma sağlanması da mümkündür. Bu durumda üzerinde anlaşma sağlanan ve sağlanamayan konular açıkça belirtilmelidir.

Ticari Davalarda Arabuluculuk Süresi Ne Kadardır?

Ticari uyuşmazlıklarda arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırmalıdır.

Zorunlu hâllerde arabulucu bu süreyi en fazla iki hafta uzatabilir. Böylece ticari dava şartı arabuluculuk süreci toplamda en fazla sekiz haftaya ulaşabilir.

Bu süre, arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren hesaplanır. Başvuru tarihi ile görevlendirme tarihi her zaman aynı olmayabilir.

Tarafların daha kısa sürede anlaşması veya anlaşmanın mümkün olmadığının ortaya çıkması hâlinde süreç daha erken tamamlanabilir.

Karşı Taraf Toplantıya Katılmazsa Ne Olur?

Arabuluculukta tarafların anlaşmaya zorlanması mümkün değildir. Karşı taraf toplantıya katılmasa bile arabulucu süreci sonlandırarak son tutanak düzenleyebilir. Böylece başvuran taraf dava şartını yerine getirmiş olur.

Ancak ilk toplantıya geçerli bir mazeret olmadan katılmamak, daha sonra açılacak davada yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bakımından kanunda düzenlenen sonuçlara yol açabilir.

Bu nedenle toplantıya katılmayacak tarafın mazeretini zamanında bildirmesi ve güncel düzenlemeye göre hareket etmesi önemlidir.

Arabuluculuk Görüşmeleri Gizli midir?

Arabuluculuk sürecinde gizlilik esastır. Taraflar, arabulucu ve görüşmelere katılan diğer kişiler gizlilik yükümlülüğüne tabidir.

Kural olarak şu bilgiler daha sonraki davada delil olarak kullanılamaz:

  • Arabuluculuk daveti
  • Tarafların uzlaşma teklifleri
  • Kabul veya taviz açıklamaları
  • Yalnızca arabuluculuk amacıyla hazırlanan belgeler
  • Görüşmeler sırasında yapılan beyanlar

Bununla birlikte arabuluculuk öncesinde mevcut olan sözleşme, fatura, banka kaydı ve ticari defter gibi belgeler, sırf görüşmelerde sunuldukları için delil niteliğini kaybetmez.

Arabuluculuk Sürecinde Zamanaşımı Durur mu?

Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

Süreç sona erdiğinde süreler kaldığı yerden işlemeye devam eder. Bu nedenle son tutanak tarihinden sonra dava açmak için kalan süre ayrıca hesaplanmalıdır.

Arabuluculuğa başvurulmuş olması, dava açma süresinin her durumda baştan başlamasını sağlamaz.

Özellikle itirazın iptali ve istirdat gibi süreye bağlı davalarda başvuru ve son tutanak tarihleri dikkatle takip edilmelidir.

Ticari Arabuluculukta Parasal Sınır Var mıdır?

Ticari dava şartı arabuluculuk için genel bir alt veya üst parasal sınır bulunmaz.

Uyuşmazlık kanundaki şartları taşıyorsa alacağın düşük veya yüksek olması zorunluluğu değiştirmez. Ancak uyuşmazlığın görevli mahkemesi, yargılama usulü ve başvuru masrafları bakımından parasal tutarın farklı etkileri olabilir.

Arabuluculuk Ücretli midir?

Dava şartı arabuluculuk başvurusu sırasında başvuru harcı alınmaz.

Taraflar anlaşamazsa görüşmelerin belirli bir bölümüne ilişkin arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Kanunda ve yıllık ücret tarifesinde belirtilen süreyi aşan görüşmelere ilişkin ücret ise aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca karşılanabilir.

Taraflar anlaşırsa arabuluculuk ücreti, yıllık Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir ve aksi kararlaştırılmadıkça taraflar arasında eşit paylaşılır.

Tarafların avukatla temsil edilmesi hâlinde avukatlık ücreti ayrıca söz konusu olabilir.

Arabuluculukta Anlaşma Sağlanırsa Ne Olur?

Taraflar anlaşmaya varırsa anlaşmanın kapsamını kendileri belirler.

Anlaşma belgesinde şu hususların açıkça yazılması önemlidir:

  • Toplam borç
  • Ana para ve faiz ayrımı
  • Ödeme tarihleri
  • Taksit sayısı
  • Ödeme yöntemi
  • Teminatlar
  • Taksitlerden birinin ödenmemesinin sonucu
  • Mevcut icra takiplerinin durumu
  • Feragat ve ibra hükümleri
  • Masraf ve arabuluculuk ücreti
  • Gizlilik şartları
  • Anlaşmaya aykırılığın sonuçları

Taraflar, üzerinde anlaştıkları konular hakkında kural olarak yeniden dava açamaz.

Her Arabuluculuk Anlaşması İçin İcra Edilebilirlik Şerhi Gerekir mi?

Hayır. Her anlaşma belgesi için mutlaka mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekmez.

Anlaşma belgesinin kimler tarafından imzalandığına ve kanundaki şartları taşıyıp taşımadığına göre belge, şerh alınmadan da ilam niteliğinde belge sayılabilir.

Kanunda doğrudan icra edilebilir kabul edilmeyen anlaşmalar için görevli ve yetkili mahkemeden icra edilebilirlik şerhi talep edilebilir.

Bu nedenle anlaşma hazırlanırken:

  • İmza sahipleri
  • Temsil yetkileri
  • Edimlerin açık ve belirli olması
  • Ödeme tarihlerinin netliği
  • Anlaşmanın cebri icraya elverişliliği

kontrol edilmelidir.

Anlaşma Sağlanamazsa Dava Nasıl Açılır?

Arabuluculuk süreci anlaşamama ile sonuçlanırsa arabulucu son tutanak düzenler.

Davacı, son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemelidir. Dava, görevli ve yetkili mahkemede açılır.

Dava dilekçesindeki tarafların ve taleplerin, arabuluculuk başvurusuyla uyumlu olması önemlidir. Arabuluculukta yer almayan bir kişiye karşı dava açılması veya başvuruda bulunmayan farklı bir talebin ileri sürülmesi, dava şartı yönünden itiraza neden olabilir.

Ticari Arabuluculukta Sık Yapılan Hatalar

Ticari uyuşmazlıklarda en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:

  • Uyuşmazlığın ticari dava niteliğini incelemeden başvuru yapmak
  • Zorunlu arabuluculuğa başvurmadan dava açmak
  • Menfi tespit ve istirdat davalarını eski düzenlemeye göre kapsam dışında değerlendirmek
  • Başvuruda taraflardan birini eksik göstermek
  • Ana para, faiz ve tazminat taleplerini açıkça belirtmemek
  • İcra dosyası bilgilerini başvuruya eklememek
  • Yetkisiz arabuluculuk bürosuna başvurmak
  • Şirket temsilcisinin yetkisini kontrol etmemek
  • İlk toplantıya mazeretsiz katılmamak
  • Anlaşma metninde ödeme tarihlerini açıkça yazmamak
  • Taksitlerden birinin ödenmemesinin sonucunu düzenlememek
  • Anlaşma belgesinin icra kabiliyetini kontrol etmemek
  • Son tutanak tarihinden sonra kalan dava süresini yanlış hesaplamak
  • Arabuluculuk başvurusuyla dava talepleri arasında uyumsuzluk oluşturmak

Arabuluculuk başvurusunun yalnızca formalite olarak görülmemesi gerekir. Doğru hazırlanan bir ödeme planı veya teminatlı anlaşma, uzun sürebilecek bir davaya gerek kalmadan uyuşmazlığın çözülmesini sağlayabilir.

İnegöl ve Bursa’da Ticari Arabuluculuk

Ticari uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığının doğru belirlenmesi, davanın usulden reddedilmesini önlemek açısından önemlidir.

Başvurunun doğru taraflara yöneltilmesi, taleplerin eksiksiz gösterilmesi ve varılan anlaşmanın uygulanabilir biçimde hazırlanması gerekir. Anlaşma sağlanamazsa son tutanakla birlikte görevli mahkemede dava açılabilir.

Avukat Hakan Keleş, İnegöl ve Bursa’da ticari alacaklar, zorunlu arabuluculuk, icra takibi, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

Sonuç

Ticari davalarda arabuluculuk, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce tamamlanması gereken bir dava şartıdır.

Ancak her ticari uyuşmazlık zorunlu arabuluculuk kapsamında değildir. Uyuşmazlığın ticari dava niteliği, talebin konusu ve özel kanun hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

İcra takibi başlatmak için önceden arabulucuya başvurmak gerekmez. Buna karşılık ticari nitelikte itirazın iptali davası açılacaksa arabuluculuk şartının yerine getirilmesi gerekir.

İnegöl veya Bursa’da ticari bir uyuşmazlığınız bulunuyorsa arabuluculuk şartı, başvuru süreci ve dava seçenekleri hakkında değerlendirme almak için Avukat Hakan Keleş ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Her ticari uyuşmazlık, taleplerin niteliği, tarafların sıfatı ve özel kanun hükümleri kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir