Limited şirket müdürü, şirketin günlük faaliyetlerini yöneten, şirket adına karar alan ve şirketi üçüncü kişilere karşı temsil eden kişidir. Müdüre tanınan geniş yönetim ve temsil yetkileri, önemli hukuki sorumlulukları da beraberinde getirir.
Ancak müdürün şirketin bütün borçlarından otomatik olarak kişisel mal varlığıyla sorumlu olduğu söylenemez. Limited şirket müdürünün sorumluluğu; ihlal edilen yükümlülüğe, müdürün kusuruna, meydana gelen zarara, kamu borcunun türüne ve müdürün görev yaptığı döneme göre belirlenir.
Müdürün şirketi zarara uğratan işlemleri özel hukuk sorumluluğu doğurabilir. Vergi ve SGK borçları gibi kamu alacaklarında ise özel kanunlarda düzenlenen daha farklı sorumluluk kuralları uygulanır.
Bu yazıda limited şirket müdürünün şirkete, ortaklara, alacaklılara ve kamu kurumlarına karşı sorumluluğunu; ibra, görevden alma ve zamanaşımı konularıyla birlikte ele alıyoruz.
Limited Şirket Müdürü Kimdir?
Limited şirket müdürü, şirketin yönetim ve temsil organında görev yapan kişidir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 623. maddesine göre limited şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesiyle düzenlenir. Müdürlük görevi:
- Ortaklardan birine
- Birden fazla ortağa
- Ortakların tamamına
- Ortak olmayan üçüncü kişilere
- Tüzel kişilere
verilebilir.
Ancak yönetim ve temsil tamamen ortak olmayan kişilere bırakılamaz. Ortaklardan en az birinin şirketi yönetme ve temsil etme yetkisine sahip olması gerekir.
Bir tüzel kişi müdür olarak atanırsa tüzel kişi, görevi kendi adına yerine getirecek bir gerçek kişiyi belirlemelidir. Müdürlük sıfatı tüzel kişiye ait olmakla birlikte, görev belirlenen gerçek kişi aracılığıyla yürütülür.
Ortak Olmak ile Müdür Olmak Aynı Şey midir?
Hayır. Limited şirket ortağı olmak, kişiye kendiliğinden müdürlük sıfatı vermez.
Ortak, şirketin esas sermaye payına sahiptir ve genel kurulda ortaklık haklarını kullanır. Müdür ise şirketin yönetim ve temsil organında görev yapar.
Bir kişi hem ortak hem müdür olabilir. Bu durumda kişinin sorumluluğu iki ayrı sıfat üzerinden değerlendirilir:
- Ortak sıfatından kaynaklanan hak ve sorumluluklar
- Müdür ve kanuni temsilci sıfatından kaynaklanan sorumluluklar
Örneğin kamu borçları bakımından müdür olmayan ortak, şartları oluştuğunda sermaye payı oranında sorumlu tutulabilirken kanuni temsilci sıfatını taşıyan müdür daha geniş bir sorumlulukla karşılaşabilir.
Müdürün Temel Görevleri Nelerdir?
Müdürler, kanun veya şirket sözleşmesiyle genel kurula bırakılmayan yönetim konularında karar almaya ve bu kararları uygulamaya yetkilidir.
Müdürün başlıca görevleri şunlardır:
- Şirketin günlük faaliyetlerini yönetmek
- Şirketi üçüncü kişilere karşı temsil etmek
- Şirket sözleşmesini ve genel kurul kararlarını uygulamak
- Muhasebe ve finansal raporlama düzenini kurmak
- Şirket defter ve kayıtlarının tutulmasını sağlamak
- Şirket mal varlığını korumak
- Borca batıklık veya ödeme güçlüğü durumunda gerekli işlemleri yapmak
- Genel kurulu kanunda öngörülen hâllerde toplantıya çağırmak
- Vergi, SGK ve diğer kamu yükümlülüklerini takip etmek
- Çalışanlara ilişkin yasal yükümlülükleri yerine getirmek
- Şirketin sözleşmelerini ve ticari ilişkilerini yönetmek
- Ticaret sicili bildirimlerini yaptırmak
- Şirket sırlarını ve ticari menfaatlerini korumak
Görevlerin bir bölümünün çalışanlara veya profesyonel yöneticilere bırakılması mümkündür. Ancak devredilemez görevler bakımından müdürün gözetim ve sorumluluğu devam eder.
Müdürün Devredilemez Görevleri
Türk Ticaret Kanunu’nun 625. maddesi, müdürlerin bazı görevlerini devredilemez ve vazgeçilemez nitelikte kabul eder.
Bu görevler arasında genel olarak şunlar bulunur:
- Şirketin üst düzeyde yönetilmesi ve gerekli talimatların verilmesi
- Kanun ve şirket sözleşmesi çerçevesinde şirket yönetim düzeninin belirlenmesi
- Muhasebe, finansal denetim ve finansal planlama düzeninin kurulması
- Alt yönetim kademelerindeki kişilerin atanması ve görevden alınması
- Yönetimle görevli kişilerin kanuna, şirket sözleşmesine ve talimatlara uygun hareket edip etmediğinin gözetimi
- Risklerin erken teşhisi ve yönetimi için gerekli sistemlerin kurulması
- Finansal tabloların ve yıllık faaliyet raporunun hazırlanması
- Genel kurulun toplantıya çağrılması ve kararların uygulanması
- Şirketin borca batıklığının bildirilmesi
Müdür, devredilemez bir görevi bir çalışana veya danışmana bıraktığını ileri sürerek sorumluluktan tamamen kurtulamaz.
Bununla birlikte devri mümkün görevlerde müdürün sorumluluğu değerlendirilirken görev verilen kişinin seçiminde, talimatlandırılmasında ve gözetiminde gerekli özenin gösterilip gösterilmediği incelenir.
Müdürün Özen ve Bağlılık Yükümlülüğü
Limited şirket müdürleri, görevlerini gerekli özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmek zorundadır.
Müdür:
- Şirket mal varlığını kişisel amaçlarla kullanmamalı
- Şirketin ticari fırsatlarını kendisine veya yakınlarına aktarmamalı
- Şirket sırlarını açıklamamalı
- Ortaklar arasında haklı bir sebep olmadan ayrım yapmamalı
- Menfaat çatışması bulunan işlemlerde dikkatli davranmalı
- Şirket adına gereksiz veya ölçüsüz riskler almamalı
- Şirketi zarara uğratacak işlemlerden kaçınmalı
- Yetkilerini şirketin amacı doğrultusunda kullanmalı
Müdürler, eşit koşullarda bulunan ortaklara eşit işlem yapmakla da yükümlüdür.
Müdürün Rekabet Yasağı
Şirket sözleşmesinde aksi düzenlenmemişse veya diğer ortakların tamamı yazılı olarak izin vermemişse müdür, şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamaz.
Rekabet yasağına aykırılık şu şekillerde ortaya çıkabilir:
- Aynı faaliyet alanında rakip şirket kurmak
- Rakip şirkete ortak veya yönetici olmak
- Şirket müşterilerini başka işletmeye yönlendirmek
- Şirkete ait ticari fırsatları kendi adına kullanmak
- Şirketin fiyat, müşteri veya üretim bilgilerini rakiplere aktarmak
Rekabet yasağının ihlali; müdürün görevden alınmasına, zararın tazminine ve olayın niteliğine göre başka hukuki sonuçlara yol açabilir.
Müdür Şirketin Bütün Borçlarından Sorumlu mudur?
Hayır. Limited şirket, ortaklarından ve müdürlerinden ayrı bir tüzel kişidir. Şirketin özel hukuk borçlarından kural olarak şirketin kendi mal varlığı sorumludur.
Şirketin:
- Tedarikçi borçları
- Banka kredileri
- Kira borçları
- Çalışan ücretleri
- Ticari fatura borçları
- Sözleşmeden doğan tazminatları
ödenmediğinde alacaklı, yalnızca müdürlük sıfatı nedeniyle doğrudan müdürün kişisel mal varlığına başvuramaz.
Müdürün kişisel sorumluluğunun doğabilmesi için ayrıca kanundan, şirket sözleşmesinden, kişisel taahhütten veya hukuka aykırı davranıştan kaynaklanan bir sorumluluk sebebi bulunmalıdır.
Müdürün Kişisel Sorumluluğu Hangi Şartlarda Doğar?
Türk Ticaret Kanunu kapsamında müdürün hukuki sorumluluğu için kural olarak şu şartlar birlikte aranır:
- Müdürün kanundan veya şirket sözleşmesinden doğan bir yükümlülüğü ihlal etmesi
- Müdürün kusurlu olması
- Bir zarar meydana gelmesi
- Yükümlülük ihlali ile zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması
Bu şartlardan biri bulunmuyorsa müdürün tazminat sorumluluğu doğmayabilir.
Şirketin zarar etmiş olması veya ticari bir kararın beklenen sonucu vermemesi, tek başına müdürün sorumlu olduğu anlamına gelmez. Müdürün karar alma sürecinde gerekli bilgileri toplayıp toplamadığı, şirket menfaatini gözetip gözetmediği ve makul bir yöneticiden beklenen özeni gösterip göstermediği incelenir.
Müdürün Özel Hukuk Sorumluluğu
Türk Ticaret Kanunu’nun 644. maddesinin yaptığı atıf nedeniyle anonim şirket yöneticilerinin hukuki sorumluluğuna ilişkin bazı hükümler limited şirket müdürleri hakkında da uygulanır.
Temel sorumluluk hükmü TTK m.553’tür. Buna göre müdürler, kanundan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde şirkete, ortaklara ve şirket alacaklılarına verdikleri zarardan sorumlu olabilir.
Müdürün sorumluluğuna yol açabilecek davranışlara şu örnekler verilebilir:
- Şirket parasını kişisel amaçla kullanmak
- Şirket varlıklarını piyasa değerinin altında yakınlarına devretmek
- Şirket adına gerçeğe aykırı belge düzenlemek
- Muhasebe kayıtlarını usulüne uygun tutmamak
- Gerçeğe aykırı finansal tablo hazırlamak
- Şirketin vergi ve SGK yükümlülüklerini takip etmemek
- Şirket alacaklarının zamanaşımına uğramasına neden olmak
- Yetkisiz veya menfaat çatışması içeren işlemler yapmak
- Şirket sırlarını açıklamak
- Rekabet yasağını ihlal etmek
- Genel kurul kararlarını uygulamamak
- Borca batıklık durumunda gerekli başvuruları yapmamak
- Şirketin mal varlığını ortaklardan biri lehine karşılıksız azaltmak
- Şirketi gereksiz ve ölçüsüz borç yükü altına sokmak
Her olayda müdürün kusuru ve davranışın zarara etkisi ayrıca incelenir.
Gerçeğe Aykırı Belge ve Sermaye İşlemlerinden Sorumluluk
Şirketin kuruluşu, sermaye artırımı veya diğer kurumsal işlemleri sırasında gerçeğe aykırı belge ve beyanların kullanılması özel sorumluluk doğurabilir.
Bu kapsamda:
- Gerçeğe aykırı kuruluş belgeleri hazırlanması
- Ödenmemiş sermayenin ödenmiş gibi gösterilmesi
- Sermayenin tamamen taahhüt edilmiş gibi beyan edilmesi
- Ayni sermayeye gerçeğinden yüksek değer biçilmesi
- Şirketin mali durumunun yanıltıcı biçimde gösterilmesi
hukuki sorumluluğun yanında, fiilin niteliğine göre cezai yaptırımlara da yol açabilir.
Cezai sorumluluk için ilgili suçun kanundaki unsurlarının ayrıca oluşması gerekir. Her muhasebe veya yönetim hatası kendiliğinden ceza sorumluluğu doğurmaz.
Doğrudan Zarar ve Dolaylı Zarar Ayrımı
Müdüre karşı açılacak sorumluluk davalarında zararın kime ait olduğunun doğru belirlenmesi önemlidir.
Şirketin Doğrudan Zararı
Müdürün davranışı doğrudan şirket mal varlığını azaltmışsa zarar şirkete aittir.
Örneğin müdürün şirket parasını kendi hesabına aktarması veya şirket malını gerçek değerinin altında satması, öncelikle şirketi zarara uğratır.
Bu zarar ortakların pay değerini de düşürebilir. Ancak ortağın uğradığı bu kayıp, kural olarak şirket zararının kendisine yansıması niteliğindedir.
Ortak, şartları oluştuğunda şirketin zararının giderilmesi için dava açabilir; ancak tazminatın kendisine değil şirkete ödenmesini talep etmesi gerekir.
Ortağın veya Alacaklının Doğrudan Zararı
Müdürün davranışı şirketten bağımsız biçimde doğrudan bir ortağın veya alacaklının mal varlığını etkileyebilir.
Örneğin müdürün bir alacaklıya kişisel olarak gerçeğe aykırı bilgi vermesi ve bu nedenle alacaklının zarara uğraması, şartları varsa doğrudan zarar oluşturabilir.
Doğrudan zarar gören kişi, tazminatın kendisine ödenmesini talep edebilir.
Zararın doğrudan mı yoksa şirket üzerinden yansıyan dolaylı zarar mı olduğu, dava hakkı ve tazminatın kime ödeneceği bakımından belirleyicidir.
Müdüre Karşı Sorumluluk Davasını Kimler Açabilir?
Şirket
Şirket, müdürün şirkete verdiği zararın tazmini için sorumluluk davası açabilir.
Ancak müdürün hâlen şirketi temsil etmesi veya davalı müdür ile şirket arasında menfaat çatışması bulunması durumunda şirketin davada kim tarafından temsil edileceği ayrıca belirlenmelidir. Gerektiğinde özel temsilci veya kayyım atanması gündeme gelebilir.
Ortaklar
Her ortak, şirketin uğradığı zararın giderilmesi amacıyla müdüre karşı dava açabilir. Bu durumda ortak, tazminatın şirkete ödenmesini talep eder.
Ortağın doğrudan kendi mal varlığında zarar oluşmuşsa tazminatın kendisine ödenmesini istemesi de mümkündür.
Şirket Alacaklıları
Şirket alacaklıları, doğrudan kendi mal varlıklarında meydana gelen zararı genel şartlar kapsamında talep edebilir.
Şirketin doğrudan uğradığı zararın tazmini bakımından alacaklıların dava hakkı ise özellikle şirketin iflası hâlinde ve Türk Ticaret Kanunu’nun öngördüğü sıraya göre gündeme gelir.
Şirket alacaklısı, yalnızca alacağını şirketten tahsil edemediği için her durumda müdürden şahsen ödeme isteyemez. Müdürün sorumluluğunu doğuran ayrıca bir hukuki sebebin bulunması gerekir.
İflas İdaresi
Şirketin iflası hâlinde şirket zararının tazminine ilişkin dava hakkı öncelikle iflas idaresi tarafından kullanılabilir. İflas idaresinin dava açmaması durumunda ortakların ve alacaklıların kanundaki şartlarla harekete geçmesi mümkün olabilir.
Birden Fazla Müdür Varsa Sorumluluk Nasıl Belirlenir?
Şirkette birden fazla müdür bulunması, her müdürün bütün zarardan otomatik olarak aynı ölçüde sorumlu olacağı anlamına gelmez.
Her müdürün sorumluluğu belirlenirken:
- Görev ve yetki alanı
- Kusurunun ağırlığı
- Zarara katkısı
- İhlal ettiği yükümlülük
- İşlemi bilip bilmediği
- Karara katılıp katılmadığı
- Gözetim görevini yerine getirip getirmediği
incelenir.
Aynı zarara birden fazla kişinin sebep olması hâlinde farklılaştırılmış teselsül ilkesi gündeme gelebilir. Her sorumlu, kusuru ve zarara katkısı ölçüsünde değerlendirilir.
Müdürün hukuka aykırı karara açıkça karşı çıkması, muhalefetini tutanağa geçirtmesi ve zararı önlemek için gerekli girişimlerde bulunması sorumluluk değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Görev Devri Müdürü Sorumluluktan Kurtarır mı?
Görevin niteliğine göre değişir.
Devredilemez görevlerin başka kişilere bırakılması müdürün sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Devri mümkün bir görevin yetkin bir kişiye usulüne uygun biçimde verilmesi hâlinde müdürün sorumluluğu:
- Görevlendirilen kişinin seçiminde
- Talimatlandırılmasında
- Gözetiminde
gerekli özeni gösterip göstermediğine göre değerlendirilebilir.
Muhasebe işlemlerinin mali müşavire bırakılması, müdürün şirketin mali durumunu hiç takip etmemesini haklı kılmaz. Aynı şekilde vergi beyannamesinin muhasebeci tarafından hazırlanması, kanuni temsilcinin bütün sorumluluklarını otomatik olarak sona erdirmez.
Genel Kurul Onayı Müdürü Sorumluluktan Kurtarır mı?
Bir işlemin genel kurul tarafından onaylanması, müdürü her durumda sorumluluktan kurtarmaz.
Müdür:
- Genel kurula eksik veya yanlış bilgi vermişse
- Kanuna aykırı bir işlemi uygulamışsa
- Devredilemez görevini ihlal etmişse
- Şirketin zarar göreceğini bildiği hâlde gerekli önlemi almamışsa
genel kurul kararına dayanarak sorumluluktan tamamen kurtulamayabilir.
Bununla birlikte müdürün genel kurula doğru ve eksiksiz bilgi sunması, karara muhalefeti, işlemin hukuki niteliği ve genel kurulun bilinçli tercihi sorumluluk değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Müdürün İbra Edilmesi
Genel kurul, müdürün belirli bir faaliyet dönemindeki işlemlerini ibra edebilir.
İbra kararı, kural olarak genel kurula doğru ve eksiksiz biçimde açıklanan işlemler bakımından sonuç doğurur. Müdürün gizlediği, yanlış aktardığı veya genel kurulun bilgisine sunmadığı işlemler ibra kapsamında değerlendirilmeyebilir.
İbra kararının etkisi genel olarak:
- Şirketin
- İbra yönünde oy kullanan ortakların
- İbra kararını bilerek sonradan pay edinen kişilerin
dava hakları bakımından değerlendirilir.
İbraya olumlu oy vermeyen ortakların şirket zararına ilişkin dava hakkı ise ibra tarihinden itibaren kanunda öngörülen altı aylık süreyle sınırlanabilir.
İbra, kamu kurumlarının vergi veya SGK borçlarına ilişkin kanuni takip haklarını ortadan kaldırmaz. Ceza sorumluluğu da genel kurulun ibra kararıyla sona ermez.
Müdürün Kamu Borçlarından Sorumluluğu
Kamu borçları bakımından müdürün sorumluluğu, özel hukuk borçlarından farklıdır.
Limited şirket müdürü, kanuni temsilci sıfatı nedeniyle şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacakları için kişisel takiple karşılaşabilir.
6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi kapsamında kanuni temsilciye başvurulabilmesi için ilgili kamu alacağının niteliği, şirketten tahsil durumu ve temsil dönemi incelenir.
Müdürün sorumluluğu, şartları oluştuğunda kamu alacağının tamamını kapsayabilir. Bu yönüyle müdürün sorumluluğu, müdür olmayan limited şirket ortağının sermaye payı oranındaki sorumluluğundan daha geniştir.
Ancak “şirketin her kamu borcundan müdür otomatik olarak sorumludur” şeklinde bir değerlendirme doğru değildir.
Şu hususlar ayrıca incelenmelidir:
- Kamu alacağının hangi dönemde doğduğu
- Borcun ne zaman ödenmesi gerektiği
- Kişinin bu tarihlerde müdür ve kanuni temsilci olup olmadığı
- Şirketten tahsil şartının gerçekleşip gerçekleşmediği
- Müdürün temsil yetkisinin kapsamı
- Kamu alacağının tabi olduğu özel kanun
- Müdüre usulüne uygun ödeme emri gönderilip gönderilmediği
- Zamanaşımı ve diğer takip şartları
Vergi Borçlarından Sorumluluk
Vergi borçlarında Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesi ile 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi birlikte gündeme gelebilir.
Vergi Usul Kanunu kapsamında kanuni temsilcinin sorumluluğu, vergiyle ilgili ödevlerin yerine getirilmemesi nedeniyle vergi ve buna bağlı alacakların şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesine bağlı olabilir.
Müdürün:
- Beyannameleri vermemesi
- Vergiyi ödememesi
- Defter ve belge düzenine uymaması
- Şirketin vergi ödevlerini takip etmemesi
sorumluluk değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Verginin doğduğu dönem, ödeme vadesi ve kişinin müdürlük dönemi ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
SGK Prim Borçlarından Sorumluluk
5510 sayılı Kanun kapsamında sigorta primleri ve diğer SGK alacaklarının haklı bir sebep olmaksızın süresinde ödenmemesi hâlinde şirketin üst düzey yöneticileri, yetkilileri ve kanuni temsilcileri şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilir.
SGK borçlarında:
- Kişinin şirket içindeki görevi
- Primlerin tahakkuku ve ödenmesindeki yetkisi
- Müdürlük dönemi
- Borcun ait olduğu dönem
- Ödememenin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı
değerlendirilir.
Vergi borcu ile SGK prim borcuna ilişkin sorumluluk kuralları aynı olmadığından her kamu alacağı kendi özel düzenlemesine göre incelenmelidir.
Eski Müdür Kamu Borcundan Sorumlu Olur mu?
Müdürlük görevinin sona ermesi, görev dönemine ilişkin bütün sorumlulukları ortadan kaldırmaz.
Eski müdür, görev yaptığı dönemde doğan veya ödenmesi gereken kamu borçları bakımından şartları oluştuğunda sorumlulukla karşılaşabilir.
Buna karşılık kişi müdürlükten ayrıldıktan sonraki döneme ait borçlardan yalnızca geçmişte müdür olduğu gerekçesiyle sorumlu tutulmamalıdır. Borcun doğduğu ve ödenmesi gereken tarihler ile müdürlük süresi karşılaştırılmalıdır.
Müdürlükten ayrılma kararının ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi önemlidir. Sicil kaydının güncellenmemesi, temsil dönemi ve üçüncü kişilere karşı görünüm bakımından uyuşmazlığa yol açabilir.
Kamu Borcu Ödeme Emrine İtiraz Edilebilir mi?
Müdür adına düzenlenen kamu ödeme emrinde:
- Borcun müdürlük dönemine ait olmadığı
- Kişinin kanuni temsilci sıfatının bulunmadığı
- Şirketten tahsil şartlarının gerçekleşmediği
- Borcun ödendiği
- Borcun zamanaşımına uğradığı
- Takibin yanlış kişiye yöneltildiği
- Sorumluluk miktarının hatalı olduğu
ileri sürülebilir.
6183 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen ödeme emirlerine karşı dava açma süresi kısa olduğu için tebliğ tarihi dikkatle takip edilmelidir.
Müdürün Kişisel Kefaleti
Müdür, şirketin banka kredisi, kira sözleşmesi veya ticari borcu için kişisel kefalet ya da garanti vermiş olabilir.
Bu durumda sorumluluk müdürlük sıfatından değil, imzalanan kişisel taahhütten doğar.
Müdürlük görevinin sona ermesi, kişisel kefaleti kendiliğinden sona erdirmez. Kefaletin şekli, kapsamı, süresi ve eş rızası gibi konular Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre ayrıca incelenmelidir.
Müdür Nasıl Görevden Alınır?
Limited şirket genel kurulu, müdürü görevden alabilir; yönetim hakkını veya temsil yetkisini sınırlandırabilir.
Bunun yanında her ortak, haklı sebeplerin bulunması hâlinde mahkemeden müdürün:
- Yönetim hakkının kaldırılmasını
- Temsil yetkisinin kaldırılmasını
- Yönetim ve temsil yetkisinin sınırlandırılmasını
talep edebilir.
Haklı sebep sayılabilecek durumlara şunlar örnek gösterilebilir:
- Özen ve bağlılık yükümlülüğünün ağır ihlali
- Şirket mal varlığının kişisel amaçlarla kullanılması
- Şirket sırlarının açıklanması
- Rekabet yasağının ihlal edilmesi
- Gerçeğe aykırı mali kayıt tutulması
- Ortakların bilgi alma hakkının engellenmesi
- Şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneğin kaybedilmesi
- Şirket faaliyetlerinin ciddi biçimde zarara uğratılması
- Ortaklar arasında haklı sebep olmadan ayrım yapılması
Görevden alınan müdürün, varsa sözleşmeden doğan tazminat hakları saklıdır.
Temsil Yetkisinin Sınırlandırılması Üçüncü Kişileri Etkiler mi?
Müdürün temsil yetkisinin şirket içinde sınırlandırılması, her durumda iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Ticaret siciline tescil ve ilan edilen birlikte temsil veya temsil yetkisinin şube işleriyle sınırlandırılması gibi kanunun kabul ettiği sınırlamalar üçüncü kişilere karşı hüküm doğurabilir.
Bunun dışındaki iç sınırlamalar, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı geçerli olmayabilir. Bu nedenle görevden alma veya temsil yetkisinin değiştirilmesi kararlarının ticaret siciline zamanında tescil ve ilan edilmesi gerekir.
Müdürün Sorumluluk Davasında Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Müdüre karşı açılacak sorumluluk davası, ticari nitelikte ve konusu bir miktar para olan tazminat talebine dayanıyorsa dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekir.
Arabuluculuk başvurusunda:
- Sorumlu olduğu ileri sürülen müdürler
- İhlal edilen yükümlülükler
- Zarar kalemleri
- Talep edilen tutar
- Tazminatın şirkete mi yoksa doğrudan zarar görene mi ödeneceği
açık biçimde belirtilmelidir.
Müdürün görevden alınması veya temsil yetkisinin sınırlandırılması gibi doğrudan para talebi içermeyen davalarda arabuluculuk şartı ayrıca değerlendirilir.
Müdürün Sorumluluk Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Müdüre karşı sorumluluk davasında görevli mahkeme kural olarak asliye ticaret mahkemesidir.
Türk Ticaret Kanunu’na göre sorumlular aleyhine şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilir.
Davanın tarafları, zararın doğrudan veya dolaylı niteliği ve ileri sürülen diğer talepler yetki değerlendirmesini etkileyebilir.
Müdürün Sorumluluğunda Zamanaşımı
Türk Ticaret Kanunu’na dayanan sorumluluk davalarında tazminat talebi:
- Davacının zararı ve sorumlu kişiyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl,
- Her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği tarihten itibaren beş yıl
içinde zamanaşımına uğrar.
Müdürün davranışı aynı zamanda suç oluşturuyor ve Türk Ceza Kanunu daha uzun bir dava zamanaşımı öngörüyorsa bu uzun süre tazminat davasında da uygulanabilir.
Vergi ve SGK gibi kamu borçlarına ilişkin takiplerde TTK’daki bu süreler değil, ilgili kamu alacağına özgü zamanaşımı ve dava süreleri uygulanır.
İbra kararının ortakların dava hakkı üzerindeki altı aylık etkisi de genel zamanaşımı süresinden ayrı değerlendirilmelidir.
Müdür Sorumluluktan Nasıl Korunabilir?
Müdürün sorumluluk riskini azaltması için yalnızca şirket sözleşmesine uygun hareket etmesi yeterli olmayabilir. Karar ve işlemlerin düzenli biçimde belgelenmesi de gerekir.
Müdürlerin dikkat etmesi gereken başlıca noktalar şunlardır:
- Önemli kararları yazılı hâle getirmek
- Müdürler kurulu kararlarını tutanağa bağlamak
- Karara muhalefeti gerekçesiyle kayda geçirmek
- Şirket ile kişisel hesapları ayırmak
- Şirket parasını kişisel amaçla kullanmamak
- Vergi ve SGK borçlarını düzenli kontrol etmek
- Mali müşavir raporlarını incelemek
- Şirketin mali durumunu periyodik olarak takip etmek
- Menfaat çatışması bulunan işlemleri açıklamak
- Genel kurula doğru ve eksiksiz bilgi sunmak
- Ticaret sicili bildirimlerini zamanında yapmak
- Yetki devrini yazılı ve açık biçimde düzenlemek
- Görevlendirilen kişileri gözetmek
- Şirket sırlarını korumak
- Borca batıklık işaretlerini gecikmeden değerlendirmek
Belgelendirilmeyen karar süreçleri, müdürün daha sonra gerekli özeni gösterdiğini ispatlamasını zorlaştırabilir.
Şirket Müdürünün Sorumluluğunda Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Müdürün şirketin bütün borçlarından otomatik olarak sorumlu olduğunun düşünülmesi
- Şirket zarar ettiğinde müdürün mutlaka kusurlu sayılacağının varsayılması
- Şirket ile müdürün kişisel banka hesaplarının karıştırılması
- Devredilemez görevlerin çalışanlara bırakılması
- Muhasebeciye verilen görevin müdürün bütün sorumluluğunu kaldırdığının düşünülmesi
- Müdürlükten ayrılmanın geçmiş dönem kamu borçlarını tamamen ortadan kaldırdığının sanılması
- Görevden ayrılma kararının ticaret siciline işlenmemesi
- İbra kararının gizlenen işlemleri de kapsadığının düşünülmesi
- Doğrudan ve dolaylı zarar ayrımının yapılmaması
- Tazminatın yanlış kişiye ödenmesinin talep edilmesi
- Genel kurul kararıyla her hukuka aykırılığın geçerli hâle geleceğinin düşünülmesi
- Vergi ve SGK borçlarının aynı sorumluluk şartlarına tabi olduğunun varsayılması
- İki ve beş yıllık zamanaşımı sürelerinin kaçırılması
- Kamu ödeme emrine karşı kısa dava süresinin geçirilmesi
Sorumluluk değerlendirmesinde şirket sözleşmesi, ticaret sicili kayıtları, görev dönemi, mali kayıtlar ve müdür kararlarının birlikte incelenmesi gerekir.
İnegöl ve Bursa’da Şirket Müdürünün Sorumluluğu
Limited şirket müdürünün sorumluluğu; şirketler hukuku, vergi hukuku, sosyal güvenlik hukuku ve bazı durumlarda ceza hukuku hükümlerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirir.
Müdürün görev dönemi, temsil yetkisi, kusuru, zararın niteliği ve kamu borcunun türü belirlenmeden kişisel sorumluluk hakkında kesin sonuca varılması doğru değildir.
Avukat Hakan Keleş, İnegöl ve Bursa’da limited şirket müdürlerinin sorumluluğu, müdürün görevden alınması, şirket zararının tazmini, vergi ve SGK borçları ile sorumluluk davaları hakkında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.
Sonuç
Limited şirket müdürü, şirketin yönetim ve temsilinden sorumlu olmakla birlikte şirketin her borcundan otomatik olarak kişisel mal varlığıyla sorumlu değildir.
Özel hukuk sorumluluğunun doğması için kural olarak müdürün yükümlülüğünü kusuruyla ihlal etmesi, zarar meydana gelmesi ve ihlal ile zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunması gerekir.
Vergi ve SGK borçlarında ise farklı kanunlar ve sorumluluk şartları uygulanır. Müdürün görev yaptığı dönem, borcun doğum ve ödeme tarihleri ile şirketten tahsil durumu ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
İnegöl veya Bursa’da limited şirket müdürlüğünden kaynaklanan bir sorumluluk iddiasıyla karşı karşıyaysanız ya da müdürün şirkete verdiği zararın tazminini talep etmeyi düşünüyorsanız şirket sözleşmeniz, ticaret sicili kayıtlarınız ve mali belgeleriniz üzerinden hukuki değerlendirme almak için Avukat Hakan Keleş ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Şirket müdürünün sorumluluğu; görev dönemi, temsil yetkisi, kusur, zarar, kamu alacağının türü ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.