Ödeme emrine itiraz, hakkında ilamsız icra takibi başlatılan kişinin borcun varlığına, miktarına, imzaya veya icra dairesinin yetkisine karşı başvurabileceği hukuki yoldur. Ancak itiraz süresi ve başvurulacak merci, icra takibinin türüne göre değişir.

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrine itiraz süresi kural olarak yedi gündür. Çek, bono veya poliçeye dayanan kambiyo senetlerine özgü takiplerde ise borca ve imzaya itiraz için beş günlük süre öngörülmüştür.

Sürelerin kısa olması nedeniyle ödeme emri alındığında öncelikle takip türü, tebliğ tarihi ve takip dayanağı belgeler incelenmelidir. Bu yazıda ödeme emrine itirazın nasıl yapılacağını ve İnegöl ile Bursa’da bu süreçte dikkat edilmesi gereken temel noktaları ele alıyoruz.

Ödeme Emrine İtiraz Nedir?

Ödeme emrine itiraz, borçlunun kendisine yöneltilen ilamsız icra takibine karşı borcun tamamını veya bir bölümünü kabul etmediğini bildirmesidir.

Borçlu yalnızca borcun varlığına değil; borcun miktarına, faize, imzaya veya icra dairesinin yetkisine de itiraz edebilir. İtirazın hangi makama ve hangi süre içinde yapılacağı, takip yoluna göre belirlenir.

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte süresi içinde ve usulüne uygun yapılan itiraz, icra takibini durdurur. Alacaklının takibe devam edebilmesi için itirazın kaldırılması veya itirazın iptali gibi hukuki yollardan uygun olanına başvurması gerekir.

Kambiyo senetlerine özgü takipte ise icra mahkemesine yapılan itiraz, mahkeme ayrıca karar vermedikçe satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle iki takip türü arasındaki ayrım önemlidir.

Ödeme Emrine Hangi Nedenlerle İtiraz Edilebilir?

İtiraz gerekçesi, somut olayın özelliklerine göre değişebilir. Uygulamada ödeme emrine karşı şu nedenlerle itiraz edilebilir:

  • Borcun hiç doğmamış olması
  • Borcun daha önce ödenmiş olması
  • Talep edilen borç miktarının gerçeği yansıtmaması
  • Faiz oranının veya faiz başlangıç tarihinin hatalı olması
  • Borcun zamanaşımına uğradığının düşünülmesi
  • Takip dayanağı belgedeki imzanın borçluya ait olmaması
  • İcra dairesinin yetkisiz olması
  • Takibin yanlış kişiye yöneltilmiş olması
  • Borcun henüz muaccel hâle gelmemiş olması
  • Borcun yalnızca bir kısmının mevcut olması

Borçlu, borcun yalnızca belirli bir kısmına itiraz edecekse itiraz ettiği miktarı açıkça belirtmelidir. Aksi durumda kısmi itirazın geçerliliği konusunda sorun yaşanabilir.

Ödeme Emrine İtiraz Süresi Kaç Gündür?

Genel İlamsız İcra Takibinde İtiraz Süresi

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür. Süre hesaplanırken tebliğin yapıldığı gün hesaba katılmaz. Süre, tebliği izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

Örneğin ödeme emri ayın 10’unda tebliğ edilmişse yedi günlük sürenin hesabına ayın 11’inden başlanır. Bununla birlikte resmî tatiller, hafta sonları ve adli tatilin süreye etkisi somut tarihlere göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Kambiyo Senetlerine Özgü Takipte İtiraz Süresi

Takip bir çek, bono veya poliçeye dayanıyorsa kambiyo senetlerine özgü haciz yolu uygulanabilir. Bu takipte borca veya imzaya itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gündür.

Kambiyo takibinde itiraz, icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır. Ayrıca borçlunun ödeme süresi ile itiraz süresi aynı değildir. Kambiyo senetlerine özgü takipte ödeme süresi on gün, borca veya imzaya itiraz süresi ise beş gündür.

Bu nedenle borçlunun ödeme emrinin üst bölümünde yazan takip türünü dikkatle incelemesi gerekir.

Ödeme Emrine İtiraz Nasıl Yapılır?

1. Takip Türü Belirlenmelidir

İlk olarak ödeme emrinin hangi takip yoluna ait olduğu belirlenmelidir. Belgede genel olarak takip türü, icra dairesi, dosya numarası, alacaklı bilgileri ve talep edilen tutar yer alır.

Takip türünün yanlış değerlendirilmesi, itirazın yanlış makama yapılmasına veya sürenin kaçırılmasına neden olabilir.

2. Tebliğ Tarihi Kontrol Edilmelidir

İtiraz süresi, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihe göre hesaplanır. Bu nedenle tebligat zarfı, elektronik tebligat kaydı ve tebliğ mazbatasındaki bilgiler korunmalıdır.

Elektronik tebligatlarda tebliğ tarihi, iletinin elektronik tebligat adresine ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonunda oluşur. Bu nedenle elektronik iletinin açıldığı tarih ile hukuki tebliğ tarihi her zaman aynı olmayabilir.

Tebligatın usulsüz olduğu düşünülüyorsa öğrenme tarihi ve tebligat işleminin nasıl yapıldığı ayrıca değerlendirilmelidir. Usulsüz tebligat iddiasının ileri sürüleceği makam ve süre, dosyanın özelliklerine göre belirlenir.

3. İtiraz Gerekçesi Belirlenmelidir

Borçlu; borcun tamamına, belirli bir kısmına, faize, yetkiye veya imzaya itiraz edebilir. İtirazın kapsamı mümkün olduğunca açık ifade edilmelidir.

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte yalnızca “borca itiraz ediyorum” şeklindeki bir beyan bazı durumlarda yeterli olabilir. Ancak imzaya itiraz edilecekse bu hususun ayrıca ve açıkça belirtilmesi gerekir. Borçlu, takip dayanağı özel belgedeki imzayı açıkça reddetmezse imzayı kabul etmiş sayılabilir.

Yetki itirazında ise yalnızca icra dairesinin yetkisiz olduğunu söylemek her durumda yeterli olmayabilir. Borçlunun, yetkili olduğunu düşündüğü icra dairesini de bildirmesi gerekebilir.

4. İtiraz Doğru Makama Sunulmalıdır

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz, takibin bulunduğu icra dairesine yazılı veya sözlü olarak yapılabilir. Sözlü itiraz, icra dairesi tarafından tutanağa geçirilir.

Borçlu, bulunduğu yerdeki başka bir icra dairesi aracılığıyla da itirazını takip dosyasının bulunduğu icra dairesine gönderebilir. Ancak gönderim giderlerinin ve işlem süresinin dikkate alınması gerekir.

Kambiyo senetlerine özgü takipte borca veya imzaya itiraz ise dilekçeyle yetkili icra mahkemesine yapılır. İcra dairesine yapılan başvuru, icra mahkemesine yapılması gereken itirazın yerine geçmeyebilir.

5. Başvuru Belgesi Saklanmalıdır

İtiraz dilekçesinin teslim edildiğini gösteren evrak kayıt numarası veya havale bilgisi saklanmalıdır. Başvuru başka bir icra dairesi aracılığıyla yapılıyorsa muhabere bilgileri de kontrol edilmelidir.

UYAP Vatandaş Portal üzerinden dosyanın durumu incelenebilir. Ancak sistemde görülen bilgiler tek başına tebligatın hukuki sonuçlarını veya başvurunun geçerliliğini belirlemez.

Borca İtiraz Nasıl Yapılır?

Borca itiraz, takip konusu borcun tamamının veya bir kısmının kabul edilmediğinin bildirilmesidir. Borçlu örneğin:

  • Böyle bir borcun hiç doğmadığını,
  • Borcu daha önce ödediğini,
  • Talep edilen tutarın hatalı olduğunu,
  • Borcun henüz vadesinin gelmediğini,
  • Faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu,
  • Borcun zamanaşımına uğradığını

ileri sürebilir.

Kısmi itiraz söz konusuysa itiraz edilen tutarın açıkça gösterilmesi önemlidir. Borçlunun kabul ettiği bölüm bakımından takip devam edebilir.

İmzaya İtiraz Nasıl Yapılır?

Takip dayanağı belgede bulunan imza borçluya ait değilse imzaya açıkça itiraz edilmelidir. Genel haciz yoluyla takipte borçlu, “Takip dayanağı belgedeki imza bana ait değildir” gibi tereddüde yer bırakmayan bir ifade kullanmalıdır.

Kambiyo senetlerine özgü takipte imzaya itiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine yapılır. İmza itirazının sonucu, gerektiğinde bilirkişi incelemesi ve karşılaştırmaya elverişli imza örnekleri üzerinden değerlendirilebilir.

Gerçeğe aykırı şekilde imzaya itiraz edilmesi, yargılama giderleri, para cezası veya tazminat gibi hukuki sonuçlar doğurabilir.

Yetkiye İtiraz Nasıl Yapılır?

Borçlu, takibin yetkisiz bir icra dairesinde başlatıldığını düşünüyorsa yetki itirazında bulunabilir. Yetki itirazında, kural olarak yetkili kabul edilen icra dairesinin de gösterilmesi gerekir.

İcra dairesinin yetkisi belirlenirken şu unsurlar değerlendirilebilir:

  • Borçlunun yerleşim yeri
  • Sözleşmenin ifa edileceği yer
  • Para borcunun ödeme yeri
  • Taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesinin bulunup bulunmadığı
  • Takip dayanağı belgenin niteliği

Yetki itirazı, borca itirazla birlikte ileri sürülebilir. Yalnızca yetkiye itiraz edilmesi hâlinde alacaklı, dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini talep edebilir.

Usulsüz Tebligat Varsa Ne Yapılabilir?

Ödeme emrinin Tebligat Kanunu’na aykırı şekilde tebliğ edildiği düşünülüyorsa usulsüz tebligat şikâyeti gündeme gelebilir. Usulsüz tebligat, ödeme emrinin kendiliğinden hükümsüz olduğu anlamına gelmez.

Muhatap tebligatı fiilen öğrenmişse öğrenme tarihi, şartları oluştuğunda tebliğ tarihi olarak kabul edilebilir. Öğrenme tarihinin doğru belirtilmesi ve usulsüzlüğün dayanaklarıyla açıklanması önemlidir.

Usulsüz tebligata ilişkin başvuru ile borca itiraz aynı hukuki yol değildir. Gerektiğinde hem tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikâyetin hem de borca ilişkin itirazların birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Ödeme Emrine İtiraz Takibi Durdurur mu?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte süresinde yapılan itiraz, icra takibini kendiliğinden durdurur. İtiraz üzerine alacaklı, doğrudan haciz talep edemez.

Kambiyo senetlerine özgü takipte ise icra mahkemesine yapılan borca veya imzaya itiraz, satış işlemi dışında takibi kendiliğinden durdurmaz. Mahkeme, şartları varsa takip işlemlerinin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.

Dolayısıyla “ödeme emrine yapılan her itiraz takibi otomatik olarak durdurur” şeklinde genel bir değerlendirme doğru değildir.

İtirazdan Sonra Süreç Nasıl İlerler?

Genel haciz yoluyla ilamsız takip durduktan sonra alacaklı, elindeki belgelerin niteliğine göre iki temel yoldan birine başvurabilir.

İtirazın Kaldırılması

Alacaklı, İcra ve İflas Kanunu’nda belirtilen belgelerden birine sahipse icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. İtirazın kaldırılması talebi kural olarak itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.

İcra mahkemesi bu süreçte sınırlı bir inceleme yapar. Uyuşmazlığın niteliğine göre borçlu veya alacaklı aleyhine icra inkâr tazminatı ya da kötü niyet tazminatı gündeme gelebilir.

İtirazın İptali Davası

Alacaklı, genel görevli mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Bu davanın, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılması gerekir.

Mahkeme alacağın varlığını genel yargılama kurallarına göre inceler. Davanın kabul edilmesi ve kararın takip dosyasına sunulması hâlinde durmuş olan takibe devam edilebilir.

Alacaklı bir yıllık süreyi geçirirse aynı takip bakımından itirazın iptali yoluna başvuramaz. Ancak alacağın zamanaşımı süresi dolmamışsa genel bir alacak davası açılması mümkün olabilir.

Süresinde İtiraz Edilmezse Ne Olur?

Genel ilamsız takipte yedi günlük süre içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir. Alacaklı, şartları oluştuğunda borçlunun haczi mümkün mal, hak ve alacakları için haciz talebinde bulunabilir.

Takibin kesinleşmesi, borcun maddi hukuk bakımından mutlaka var olduğu anlamına gelmez. Ancak borçlunun icra dosyası içindeki savunma olanakları önemli ölçüde daralır.

Şartları varsa borçlu:

  • Gecikmiş itiraz,
  • Menfi tespit davası,
  • İstirdat davası,
  • İcra mahkemesine şikâyet

gibi hukuki yollara başvurabilir. Bu yolların her birinin şartları, süreleri ve sonuçları farklıdır.

Gecikmiş itiraz, yalnızca borçlunun kusuru olmadan itiraz etmesine engel olan bir durumun bulunması hâlinde gündeme gelebilir. Sadece sürenin unutulması veya takip dosyasının geç incelenmesi, tek başına gecikmiş itiraz için yeterli olmayabilir.

Ödeme Emrine İtirazda Sık Yapılan Hatalar

Ödeme emrine itiraz sürecinde şu hatalarla karşılaşılabilir:

  • Takip türünün yanlış belirlenmesi
  • Yedi veya beş günlük sürenin hatalı hesaplanması
  • İtirazın yanlış makama sunulması
  • İmzaya itirazın açıkça belirtilmemesi
  • Kısmi itirazda itiraz edilen tutarın gösterilmemesi
  • Yetki itirazında yetkili icra dairesinin bildirilmemesi
  • Usulsüz tebligat ile borca itirazın birbirine karıştırılması
  • Kambiyo takibindeki itirazın bütün işlemleri otomatik olarak durdurduğunun düşünülmesi
  • Başvurunun yapıldığını gösteren belgenin saklanmaması
  • İtiraz sonrasında açılan davanın veya mahkeme sürecinin takip edilmemesi

İnegöl ve Bursa’da Ödeme Emrine İtiraz

İnegöl veya Bursa’da tebliğ edilen bir ödeme emri bakımından öncelikle tebligat tarihi, takip türü ve dosyanın bulunduğu icra dairesi incelenmelidir. İtirazın hangi makama yapılacağı, takip dosyasının niteliğine göre belirlenir.

Avukat Hakan Keleş, İnegöl ve Bursa’da icra ve iflas hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda; ödeme emrinin incelenmesi, itiraz gerekçelerinin belirlenmesi, itiraz dilekçesinin hazırlanması ve itiraz sonrasındaki dava süreçleriyle ilgili hukuki hizmet sunmaktadır.

Ödeme Emrine İtiraz İçin Avukat Zorunlu mudur?

Ödeme emrine itiraz etmek için avukatla temsil zorunluluğu bulunmaz. Borçlu, kanundaki şartlara uygun şekilde itirazını kendisi de sunabilir.

Bununla birlikte süre hesabı, takip türü, yetki, imza itirazı, usulsüz tebligat ve kambiyo takibi gibi konular teknik değerlendirme gerektirebilir. Yanlış makama yapılan veya süresi geçirildikten sonra sunulan başvuru, beklenen hukuki sonucu doğurmayabilir.

Sonuç

Ödeme emrine itiraz süresi ve başvuru yolu, icra takibinin türüne göre değişir. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz süresi kural olarak yedi gün olup başvuru icra dairesine yapılır. Kambiyo senetlerine özgü takipte ise borca ve imzaya itiraz, beş gün içinde icra mahkemesine sunulur.

Ödeme emri alan kişinin takip türünü, tebliğ tarihini, talep edilen borcu ve takip dayanağı belgeleri vakit kaybetmeden incelemesi önemlidir.

İnegöl veya Bursa’da tarafınıza tebliğ edilen bir ödeme emrinin değerlendirilmesi için Avukat Hakan Keleş ile iletişime geçerek hukuki bilgi alabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her icra dosyası kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. İçerik, hukuki danışmanlık veya sonuç garantisi niteliği taşımaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir