Trafik kazasında bir kişinin hayatını kaybetmesi, yakınları açısından ağır bir manevi kaybın yanında ciddi ekonomik sonuçlar da doğurabilir. Vefat eden kişi sağlığında ailesine veya başka kişilere düzenli olarak destek sağlıyorsa bu desteğin sona ermesi, geride kalanların yaşam koşullarını doğrudan etkileyebilir.
Ölen kişinin desteğinden mahrum kalan kişiler, şartları oluştuğunda destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Bu tazminatın amacı, ölüm gerçekleşmeseydi devam etmesi beklenen ekonomik desteğin ortadan kalkması nedeniyle oluşan zararı karşılamaktır.
Bu yazıda destekten yoksun kalma tazminatının ne olduğunu, kimlerin bu tazminatı talep edebileceğini, hesaplamada hangi ölçütlerin kullanıldığını ve İnegöl ile Bursa’da yürütülecek başvurularda nelere dikkat edilmesi gerektiğini ele alıyoruz.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin haksız fiil veya trafik kazası sonucunda hayatını kaybetmesi nedeniyle onun ekonomik desteğinden mahrum kalan kişilerin uğradığı zararı karşılamayı amaçlayan maddi tazminattır.
Bu tazminatın temel hukuki dayanağını Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi oluşturur. Kanuna göre ölüm hâlinde, ölen kişinin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu nedenle uğradıkları zararların giderilmesi istenebilir.
Buradaki “destek” kavramı yalnızca bir kişiye düzenli olarak para vermek anlamına gelmez. Aile bütçesine katkıda bulunmak, çocukların bakımını üstlenmek, ev işlerini yürütmek veya başka bir kişinin temel ihtiyaçlarını karşılamak da ekonomik değeri bulunan destek kapsamında değerlendirilebilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Miras Hakkı mıdır?
Destekten yoksun kalma tazminatı, miras hukukundan bağımsız bir haktır. Tazminat, ölen kişinin mal varlığına veya terekesine değil, doğrudan destekten yoksun kalan kişinin şahsında doğar.
Bu nedenle tazminat talep edebilmek için mutlaka ölen kişinin yasal mirasçısı olmak gerekmez. Önemli olan, ölüm gerçekleşmeseydi devam etmesi beklenen gerçek veya muhtemel bir destek ilişkisinin bulunmasıdır.
Aynı nedenle mirasın reddedilmiş olması da kural olarak destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmesine engel oluşturmaz. Çünkü bu talep, miras yoluyla geçen bir alacak değildir.
Bununla birlikte kişinin destek gören sıfatının ve uğradığı zararın somut olayda ortaya konulması gerekir.
Destek Kavramı Ne Anlama Gelir?
Hukuki anlamda destek, başka bir kişinin geçimine düzenli ve devamlı biçimde katkıda bulunan veya gelecekte katkıda bulunması kuvvetle beklenen kişidir.
Desteğin mutlaka belirli miktarda para ödemesi gerekmez. Aşağıdaki katkılar da destek kapsamında değerlendirilebilir:
- Aile giderlerinin karşılanması
- Kira veya konut giderlerine katkı
- Çocukların bakım ve eğitim giderlerinin üstlenilmesi
- Ev hizmetlerinin yerine getirilmesi
- Yaşlı veya hasta bir kişinin bakımının sağlanması
- Düzenli gıda ve temel ihtiyaç yardımında bulunulması
- Öğrenciye eğitim desteği sağlanması
- Aile işletmesinde karşılıksız emek verilmesi
Desteğin sürekli veya düzenli olması önemlidir. Tek seferlik hediyeler veya arızi yardımlar, tek başına destek ilişkisini göstermeye yeterli olmayabilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatını Kimler Talep Edebilir?
Tazminat talep edebilecek kişiler sınırlı bir listeyle belirlenmemiştir. Ölen kişinin desteğinden fiilen yararlanan veya gelecekte yararlanması kuvvetle muhtemel olan herkes, gerekli şartları sağladığında talepte bulunabilir.
Eş
Eşler arasında hayatın olağan akışı içinde ekonomik ve fiilî dayanışma bulunduğu kabul edilir. Sağ kalan eş, ölen eşin gelirinden veya ev içindeki emeğinden yoksun kalması nedeniyle tazminat talep edebilir.
Hesaplamada sağ kalan eşin yaşı, geliri, yeniden evlenme ihtimali, çocukların durumu ve ölen eşin aile bütçesine katkısı gibi unsurlar dikkate alınabilir.
Çocuklar
Çocuklar, anne veya babalarının maddi ve fiilî desteğinden yoksun kalmaları nedeniyle tazminat talep edebilir.
Destek süresi belirlenirken çocuğun:
- Yaşı
- Eğitim durumu
- Sağlık durumu
- Meslek edinme ihtimali
- Ailenin sosyal ve ekonomik koşulları
değerlendirilir.
Desteğin belirli bir yaşta mutlaka sona ereceğine ilişkin her olayda uygulanabilecek kesin bir kural bulunmaz. Çocuğun eğitimine ve kişisel koşullarına göre destek süresi değişebilir.
Anne ve Baba
Anne ve baba da hayatını kaybeden çocuklarının desteğinden yoksun kaldıklarını ileri sürebilir.
Ölen kişinin ölüm tarihinde çok genç olması veya henüz düzenli gelir elde etmemesi, gelecekte anne ve babasına destek sağlamayacağı anlamına gelmeyebilir. Muhtemel destek ilişkisi, ailenin sosyal ve ekonomik durumu ile hayatın olağan akışı dikkate alınarak değerlendirilebilir.
Anne ve babanın kendi gelirlerinin bulunması, talebi her durumda ortadan kaldırmaz. Ancak destek ihtiyacı ve fiilî ilişki hesaplamayı etkileyebilir.
Kardeşler ve Diğer Akrabalar
Kardeşler, büyükanne, büyükbaba, torunlar ve diğer akrabalar da ölen kişiden düzenli destek aldıklarını veya gelecekte destek almalarının kuvvetle muhtemel olduğunu ispatlayarak tazminat talep edebilir.
Bu kişiler bakımından akrabalık ilişkisi tek başına yeterli olmayabilir. Fiilî desteğin banka kayıtları, tanık anlatımları veya yaşam koşullarıyla ortaya konulması gerekebilir.
Mirasçı Olmayan Kişiler
Destekten yoksun kalma tazminatı mirasçılığa bağlı olmadığı için ölen kişiyle akrabalık ilişkisi bulunmayan kişiler de destek ilişkisini ispatlayarak talepte bulunabilir.
Örneğin:
- Birlikte yaşadığı kişi
- Nişanlısı
- Düzenli olarak eğitim giderlerini karşıladığı öğrenci
- Bakımını üstlendiği kişi
- Düzenli yardımda bulunduğu yakını
somut destek ilişkisini ortaya koyabildiği ölçüde tazminat isteyebilir.
Ev Hizmetleri Destek Sayılır mı?
Destek yalnızca para veya gelir aktarımıyla sınırlı değildir. Vefat eden kişinin ev işleri, çocuk bakımı, yemek, temizlik veya aile işletmesindeki emeği de ekonomik değer taşıyabilir.
Özellikle herhangi bir işte ücretli olarak çalışmayan eşin ev hizmetleri yoluyla sağladığı katkı, destekten yoksun kalma hesabına konu olabilir.
Bu nedenle “Vefat eden kişinin düzenli maaşı yoktu, tazminat alınamaz” şeklindeki değerlendirme her zaman doğru değildir. Gelir belgesi bulunmadığında asgari ücret, emsal ücret veya yapılan hizmetin ekonomik karşılığı üzerinden değerlendirme yapılabilir.
Ölüm Hâlinde Talep Edilebilecek Maddi Zararlar
Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesine göre ölüm hâlinde yalnızca destekten yoksun kalma zararı değil, başka maddi zararlar da gündeme gelebilir.
1. Cenaze Giderleri
Cenaze nedeniyle yapılan makul ve gerekli giderler, sorumlu kişilerden talep edilebilir.
Bu kapsamda somut olaya göre şu giderler değerlendirilebilir:
- Cenazenin taşınması
- Defin işlemleri
- Kefen ve mezar giderleri
- Mezar taşı
- Cenaze ilanı
- Cenazeye ilişkin zorunlu ulaşım giderleri
- Yerel ve dinî uygulamalara göre makul kabul edilebilecek giderler
Her harcamanın otomatik olarak tazmin edileceği söylenemez. Giderin ölümle bağlantılı, makul ve belgelendirilebilir olması önemlidir. Olağan ölçüyü aşan veya ölümle doğrudan bağlantısı kurulamayan harcamalar kabul edilmeyebilir.
2. Ölümden Önceki Tedavi Giderleri
Kişi kaza anında değil, tedavi gördüğü bir dönemin ardından hayatını kaybetmişse ölümden önce yapılan tedavi giderleri de talep konusu olabilir.
Trafik kazalarından doğan sağlık hizmet bedelleri bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna ilişkin özel hükümler bulunur. SGK kapsamında olmayan bazı giderlerin kimden talep edilebileceği ayrıca değerlendirilmelidir.
3. Ölümden Önceki İş Göremezlik Zararı
Yaralanan kişi ölüm tarihine kadar çalışamamış veya çalışma gücü azalmışsa bu döneme ilişkin kazanç kaybı da talep edilebilir.
Bu zarar, ölüm tarihinden sonraki destekten yoksun kalma zararından farklıdır. Ölümden önceki döneme ilişkin geçici iş göremezlik zararı ile ölüm sonrasındaki destek zararı ayrı ayrı hesaplanır.
4. Destekten Yoksun Kalma Zararı
Ölen kişinin desteğinden yararlanan kişilerin ölüm nedeniyle uğradığı ekonomik kayıp, bu başlık altındaki temel tazminat kalemidir.
Her hak sahibi için destek süresi ve destek payı ayrı değerlendirilir. Bu nedenle eş, çocuklar ve anne-baba bakımından aynı tutarda tazminat hesaplanmaz.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Destekten yoksun kalma tazminatı, aktüeryal hesaplama gerektiren teknik bir zarar kalemidir. Hesaplamada tek bir sabit tutar veya herkes için geçerli standart bir formül bulunmaz.
Başlıca şu unsurlar dikkate alınır:
- Ölen kişinin yaşı
- Hak sahiplerinin yaşları
- Ölen kişinin geliri
- Mesleği ve çalışma durumu
- Muhtemel çalışma süresi
- Yaşam beklentisi
- Destek ilişkisinin süresi
- Her hak sahibine ayrılan destek payı
- Çocukların eğitim durumu
- Sağ kalan eşin koşulları
- Anne ve babanın destek durumu
- Ölen kişinin kusur oranı
- Daha önce yapılan ödemeler
- Sosyal güvenlik ödemelerinin hukuki niteliği
- Kaza tarihinde uygulanması gereken hesaplama yöntemi
Hesaplamada her destek gören için ayrı bir tazminat belirlenir.
Ölen Kişinin Geliri Nasıl Belirlenir?
Tazminat hesabında ölen kişinin gerçek gelirinin belirlenmesi önemlidir.
Gelirin ispatında şu belgeler kullanılabilir:
- Maaş bordroları
- SGK hizmet dökümü
- İş sözleşmesi
- Vergi beyannameleri
- Ticari defter ve kayıtlar
- Banka hesap hareketleri
- Meslek odası kayıtları
- Faturalar
- Emsal ücret araştırması
- Tanık anlatımları
Ölen kişinin kayıtlı geliri bulunmaması veya belgelenen gelirin gerçek kazancı göstermemesi hâlinde, mesleği ve çalışma koşulları dikkate alınarak emsal ücret araştırması yapılabilir.
Gelir ispatlanamazsa hesaplamada asgari ücretin esas alınması gündeme gelebilir.
Çalışmayan Kişi Destek Sayılabilir mi?
Bir kişinin düzenli gelirinin bulunmaması, onun destek sayılamayacağı anlamına gelmez.
Ev hizmetleri, çocuk bakımı, aile işletmesine katkı ve yaşlı aile bireylerinin bakımı gibi çalışmaların ekonomik değeri vardır. Bu hizmetlerin ölüm nedeniyle artık yerine getirilememesi, aile açısından maddi zarar doğurabilir.
Çocukların da ileride anne ve babalarına destek olma ihtimali, hayatın olağan akışı ve somut aile koşulları çerçevesinde değerlendirilebilir.
Destek Payları Nasıl Belirlenir?
Ölen kişinin gelirinin tamamını destek görenlere ayırdığı kabul edilmez. Öncelikle ölen kişinin kendi kişisel ihtiyaçları için kullanacağı bölüm ayrılır. Kalan gelir, destek görenlerin durumuna göre paylaştırılır.
Destek payları belirlenirken:
- Ailedeki kişi sayısı
- Eşin ve çocukların durumu
- Çocukların destekten çıkacağı tarihler
- Anne ve babaya ayrılan pay
- Aile bireylerinin kendi gelirleri
- Fiilî destek düzeni
dikkate alınır.
Çocuklardan birinin destek süresinin sona ermesi hâlinde, boşalan destek payı diğer hak sahiplerine yansıtılabilir. Bu nedenle hesaplama yıllara ve dönemlere göre değişebilir.
Ölen Kişinin Kusuru Tazminatı Etkiler mi?
Ölen kişinin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olması, destekten yoksun kalma tazminatını etkileyebilir.
Örneğin ölen kişinin yüzde 30 kusurlu olduğu belirlenirse, hesaplanan zarardan kural olarak kusur indirimi yapılması gündeme gelir.
Ancak ölen kişinin tamamen kusurlu olduğu kazalarda sigorta teminatının kapsamı, kazadaki sıfatı, talepte bulunan kişilerin hukuki durumu ve diğer sorumluların bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir. Bu konuda yalnızca kusur oranından hareketle her dosya için aynı sonuca varmak doğru değildir.
Kazanın meydana gelmesinde yolun bakımından sorumlu kurumun, başka bir aracın, işverenin veya farklı bir kişinin kusuru da bulunabilir.
Emniyet Kemeri Takılmaması Tazminatı Etkiler mi?
Vefat eden kişinin emniyet kemeri takmaması, kazanın meydana gelmesine neden olmasa bile ölüm sonucunun doğmasına veya ağırlaşmasına etki etmiş olabilir.
Bu durumun tıbbi ve teknik incelemeyle ortaya konulması hâlinde müterafik kusur indirimi gündeme gelebilir. Ancak emniyet kemerinin takılmaması ile ölüm arasında bağlantı kurulmadan otomatik olarak indirim yapılması doğru değildir.
Benzer şekilde motosiklet kazalarında koruyucu ekipman kullanılmaması da zararın ağırlaşmasına etkisi bakımından değerlendirilebilir.
Sosyal Güvenlik Ödemeleri Tazminattan Düşülür mü?
Ölüm nedeniyle SGK, emeklilik sistemi veya özel sigorta kapsamında çeşitli ödemeler yapılabilir. Ancak yapılan her ödeme destekten yoksun kalma tazminatından otomatik olarak düşülmez.
Ödemenin tazminattan indirilip indirilmeyeceği belirlenirken:
- Ödemenin hukuki dayanağı
- Primli veya primsiz sisteme dayanması
- Ödeme yapan kurumun rücu hakkı
- Ödemenin hangi zararı karşıladığı
incelenir.
Bu nedenle dul ve yetim aylığı, ölüm aylığı, hayat sigortası ödemesi veya iş kazası geliri gibi kalemlerin her biri ayrı değerlendirilmelidir.
Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi?
Ölen kişinin yakınları, destekten yoksun kalma tazminatından ayrı olarak manevi tazminat talep edebilir.
Manevi tazminat, yakınlarını kaybeden kişilerin yaşadığı acı, elem ve ruhsal sarsıntı nedeniyle uygun bir tatmin sağlamayı amaçlar.
Miktar belirlenirken genellikle şu unsurlar dikkate alınır:
- Ölen kişiyle yakınlık ve fiilî ilişki
- Kazanın meydana geliş şekli
- Tarafların kusur oranları
- Ölen kişinin yaşı
- Hak sahibinin yaşı
- Olayın yakınlar üzerindeki etkisi
- Tarafların sosyal ve ekonomik durumları
- Paranın satın alma gücü
Manevi tazminat için sabit bir tarife bulunmaz. Hâkim, somut olayın özelliklerine göre uygun bir tutar belirler.
Zorunlu trafik sigortası kural olarak manevi tazminatı karşılamaz. Manevi tazminat talebi sürücü, işleten veya diğer sorumlu kişilere yöneltilebilir. Varsa ihtiyari mali mesuliyet sigortasının manevi tazminat teminatı ayrıca incelenmelidir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Haczedilebilir mi?
İcra ve İflas Kanunu’nda, vücut veya sağlık üzerinde meydana gelen zararlar nedeniyle zarar görene ya da ölüm nedeniyle ailesine ödenen tazminatların haczedilemeyeceği düzenlenmiştir.
Bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı kural olarak haczedilemez. Ayrıca bu tazminat terekeye ait olmadığı için ölen kişinin borçları nedeniyle haczedilmesi de mümkün değildir.
Bununla birlikte tazminatın banka hesabına yatırılması ve başka paralarla karışması hâlinde paranın kaynağı konusunda ispat sorunu yaşanabilir. Böyle bir haciz uygulanırsa ödemenin destekten yoksun kalma tazminatı olduğunu gösteren karar, sigorta yazısı ve banka kayıtlarıyla şikâyet yoluna başvurulması gerekebilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı İçin Gerekli Belgeler
Başvuruda istenebilecek belgeler, kazaya ve hak sahibinin durumuna göre değişebilir. Genel olarak şu belgeler kullanılabilir:
- Kaza tespit veya kolluk tutanağı
- Ölüm belgesi
- Ölü muayene veya otopsi raporu
- Savcılık soruşturması belgeleri
- Vukuatlı nüfus kayıt örneği
- Veraset ilamı
- Ölen kişinin gelir belgeleri
- SGK hizmet dökümü
- Hak sahiplerinin kimlik bilgileri
- Evlilik belgesi
- Çocukların öğrenci belgeleri
- Fiilî destek ilişkisini gösteren banka kayıtları
- Cenaze giderlerine ilişkin faturalar
- Kusur durumunu gösteren belgeler
- Hak sahiplerinin banka hesap bilgileri
Destekten yoksun kalma tazminatı miras hakkı olmamasına rağmen sigorta şirketleri veya diğer kurumlar, aile ve hak sahipliği bilgilerinin belirlenmesi amacıyla veraset ilamı ya da nüfus kayıtları isteyebilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nasıl Talep Edilir?
1. Sigorta Şirketine Başvuru
Zorunlu trafik sigortası kapsamında kalan destekten yoksun kalma zararı için kusurlu aracın sigorta şirketine yazılı başvuru yapılabilir.
Sigorta şirketine karşı dava açılmadan önce Karayolları Trafik Kanunu’nda öngörülen başvuru şartının yerine getirilmesi gerekir.
Başvuruda hak sahiplerinin, ölen kişiyle destek ilişkilerinin ve talep edilen zararların açıkça belirtilmesi önemlidir.
2. Güvence Hesabına Başvuru
Kazaya neden olan aracın zorunlu trafik sigortasının bulunmaması veya aracın tespit edilememesi gibi kanunda belirtilen bazı durumlarda Güvence Hesabına başvuru gündeme gelebilir.
Güvence Hesabının sorumluluğu her kaza ve zarar türünü kapsamaz. Başvuru şartları ile teminatın kapsamı somut olay üzerinden değerlendirilmelidir.
3. Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru
Sigorta şirketinin talebi reddetmesi, eksik ödeme yapması veya süresi içinde cevap vermemesi hâlinde gerekli şartlar sağlanıyorsa Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir.
Tahkim sürecinde kusur, destek ilişkisi, gelir, destek payları ve aktüeryal hesaplama incelenebilir.
4. Arabuluculuk ve Dava
Sigorta kapsamında karşılanmayan zararlar, poliçe limitini aşan tutarlar ve manevi tazminat için sorumlu kişilere karşı dava açılabilir.
Davalıların sıfatına ve uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre dava öncesinde zorunlu arabuluculuk süreci gerekebilir.
Görevli ve yetkili mahkeme; davanın sigorta şirketine, sürücüye, işletene veya başka bir sorumluya yöneltilmesine göre belirlenir. Her hak sahibinin destekten yoksun kalma zararı ayrı hesaplanır.
2026 Yılı Zorunlu Trafik Sigortası Ölüm Teminatı
SEDDK tarafından yayımlanan 2026 yılı zorunlu trafik sigortası limitlerine göre insan taşımada kullanılan motorlu araçlarda sakatlanma ve ölüm teminatı:
- Kişi başına: 3.600.000 TL
- Kaza başına: 18.000.000 TL
olarak belirlenmiştir.
Kaza başına limit, aracın türüne ve taşıma kapasitesine göre değişebilir. Sigorta şirketinin sorumluluğunda kaza tarihindeki teminat limitleri ve poliçe kapsamı esas alınır.
Poliçe limitini aşan zararlar bakımından sürücü, işleten veya diğer sorumlulara başvurulması gündeme gelebilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Zamanaşımı
Trafik kazasından doğan destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinde Karayolları Trafik Kanunu’nun zamanaşımı hükümleri dikkate alınır.
Buna göre talepler:
- Zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl,
- Her hâlde zarara neden olan kaza tarihinden itibaren on yıl
içinde ileri sürülmelidir.
Ölümün kazadan bir süre sonra meydana gelmesi, zararın öğrenilme tarihini ve sürenin başlangıcını etkileyebilir. Ancak on yıllık üst sürenin hesabında kural olarak kazaya neden olan fiilin tarihi önem taşır.
Kaza aynı zamanda taksirle öldürme gibi daha uzun ceza zamanaşımı süresine tabi bir suç oluşturuyorsa uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanabilir.
Zamanaşımının başlangıcı, kesilmesi ve hangi sürenin uygulanacağı somut olay üzerinden ayrıca incelenmelidir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Sık Yapılan Hatalar
Bu tür başvurularda sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
- Yalnızca mirasçıların tazminat talep edebileceğini düşünmek
- Mirasın reddedilmesi nedeniyle tazminat hakkının da kaybedildiğini sanmak
- Fiilî destek ilişkisini yeterli delille ortaya koymamak
- Ölen kişinin gerçek gelirini araştırmamak
- Ev hizmetlerinin ekonomik değerini hesaba katmamak
- Çocukların eğitim durumunu belgelememek
- Her hak sahibi için ayrı zarar hesabı yapmamak
- Cenaze giderlerini belgelememek
- Manevi tazminatı ayrıca talep etmemek
- Sigorta şirketinin teklifini aktüeryal hesaplama yaptırmadan kabul etmek
- İbraname veya feragat belgesini incelemeden imzalamak
- Kusur ve müterafik kusur durumlarını değerlendirmemek
- Zamanaşımı süresini yanlış hesaplamak
Hak sahiplerinin ve talep edilebilecek zararların dosyanın başında belirlenmesi, başvuru sürecinin daha sağlıklı yürütülmesini sağlar.
İnegöl ve Bursa’da Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Destekten yoksun kalma tazminatı; hak sahiplerinin belirlenmesi, destek ilişkisinin ortaya konulması, gelirin tespiti ve aktüeryal hesaplama yapılması gereken teknik bir süreçtir.
Sigorta başvurusunun hazırlanması, poliçe kapsamının incelenmesi ve manevi tazminat gibi sigorta dışındaki taleplerin doğru kişilere yöneltilmesi önem taşır.
Avukat Hakan Keleş, İnegöl ve Bursa’da ölümlü trafik kazalarından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı, sigorta başvurusu, Sigorta Tahkim Komisyonu ve maddi-manevi tazminat davaları hakkında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.
Sonuç
Destekten yoksun kalma tazminatı, trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin ekonomik desteğinden mahrum kalan kişilerin uğradığı zararı karşılamayı amaçlar. Bu hak, mirasçılıktan bağımsız olarak doğar ve fiilî ya da muhtemel destek ilişkisine dayanır.
Tazminat belirlenirken ölen kişinin geliri, yaşı, çalışma süresi, destek payları, hak sahiplerinin durumları ve kusur oranı birlikte değerlendirilir. Manevi tazminat, cenaze giderleri ve ölümden önce oluşan zararlar ise ayrıca talep edilebilir.
İnegöl veya Bursa’da meydana gelen ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kaldıysanız, hak sahipliği, sigorta başvurusu ve izlenebilecek hukuki yollar hakkında değerlendirme almak için Avukat Hakan Keleş ile iletişime geçebilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Her destekten yoksun kalma talebi, kazanın tarihi, olayın özellikleri, destek ilişkisi ve mevcut belgeler kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.