Borca itiraz, hakkında ilamsız icra takibi başlatılan kişinin takip konusu borcun tamamını veya belirli bir bölümünü kabul etmediğini bildirmesidir. Borçlu; borcun hiç doğmadığını, ödendiğini, zamanaşımına uğradığını, henüz vadesinin gelmediğini veya talep edilen tutarın hatalı olduğunu ileri sürebilir.
Borca itiraz ile imzaya itiraz aynı hukuki yol değildir. Ayrıca genel haciz yoluyla ilamsız takipte izlenecek usul ile çek, bono veya poliçeye dayanan kambiyo senetlerine özgü takiplerde uygulanacak kurallar birbirinden farklıdır.
Bu yazıda borca itirazın hangi durumlarda yapılabileceğini, itiraz süresini, ispat yükünü ve itirazdan sonra icra takibinin nasıl ilerleyeceğini ele alıyoruz.
Borca İtiraz Nedir?
Borca itiraz, icra takibine konu edilen alacağın esasına yönelik karşı çıkıştır. Borçlu, takipte gösterilen borcun tamamının veya bir kısmının mevcut olmadığını ileri sürer.
Örneğin borçlu şu iddialarla borca itiraz edebilir:
- Taraflar arasında borç doğuran bir hukuki ilişki kurulmadığı,
- Borcun daha önce tamamen veya kısmen ödendiği,
- Talep edilen miktarın sözleşmeye veya hesaplamalara uymadığı,
- Borcun henüz vadesinin gelmediği,
- Borcun zamanaşımına uğradığı,
- Talep edilen faiz oranının veya başlangıç tarihinin hatalı olduğu,
- Borcun takas yoluyla sona erdiği.
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde borca itiraz edebilir. Süresinde ve usulüne uygun yapılan itiraz, icra takibini durdurur.
Borca İtiraz ile İmzaya İtiraz Arasındaki Fark Nedir?
Borca itiraz ile imzaya itiraz uygulamada sıkça karıştırılır. Ancak bu iki itirazın konusu ve hukuki sonuçları farklıdır.
Borca itirazda borçlu, borcun varlığına, miktarına, vadesine veya sona erdiğine ilişkin bir savunma ileri sürer. Örneğin borcun ödendiğini veya takipte istenen tutarın fazla olduğunu belirtir.
İmzaya itirazda ise borçlu, takip dayanağı özel belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürer. İmzaya itirazın ayrıca ve açıkça bildirilmesi gerekir. Borçlu yalnızca “borca itiraz ediyorum” derse takip dayanağı belgedeki imzayı reddetmiş sayılmayabilir.
Borca itiraz ile imzaya itirazın ayrılması, alacaklının hangi hukuki yola başvurabileceğini de etkiler. İtirazın kesin kaldırılması borca itirazla; itirazın geçici kaldırılması ise takip dayanağı özel belgedeki imzanın açıkça reddedilmesiyle bağlantılıdır.
Borca İtiraz Hangi Gerekçelerle Yapılabilir?
Borca itiraz gerekçeleri, borcun doğumundan takip tarihine kadar ortaya çıkan maddi hukuk nedenlerine dayanabilir.
Borcun Hiç Doğmamış Olması
Borçlu, alacaklının ileri sürdüğü sözleşmenin kurulmadığını veya iddia edilen mal ya da hizmet ilişkisinin gerçekleşmediğini savunabilir.
Alacaklı, itirazın iptali veya alacak davasında kural olarak alacağın varlığını ve borcun doğduğunu ispatlamalıdır. Borçlu, yalnızca olumsuz bir vakıayı ileri sürdüğü için her durumda borcun doğmadığını ispat etmekle yükümlü tutulmaz. Ancak borçlu kendi savunmasını belirli bir olumlu vakıaya dayandırıyorsa bu vakıaya ilişkin delillerini sunması gerekebilir.
Borcun Ödenmiş Olması
Borçlu, takip konusu borcu daha önce tamamen veya kısmen ödediğini ileri sürebilir. Ödeme iddiasını ileri süren borçlu, kural olarak bu ödemeyi ispatlamalıdır.
Banka dekontları, makbuzlar, tahsilat belgeleri ve yazılı ödeme beyanları bu kapsamda önem taşıyabilir. Dekont açıklamasında ödemenin hangi borca ilişkin olduğunun belirtilmesi, ispat açısından kolaylık sağlayabilir.
Borcun Zamanaşımına Uğraması
Alacağın kanunda öngörülen zamanaşımı süresi geçtikten sonra takip başlatılmışsa borçlu zamanaşımı def’inde bulunabilir.
Her alacak için aynı zamanaşımı süresi uygulanmaz. Süre; alacağın kaynağına, sözleşme türüne ve ilgili özel düzenlemelere göre değişebilir. Ayrıca zamanaşımını durduran veya kesen işlemlerin bulunup bulunmadığı da incelenmelidir.
Zamanaşımı, kural olarak borçlu tarafından ileri sürülmelidir. Mahkeme her durumda zamanaşımını kendiliğinden dikkate almaz.
Borcun Muaccel Olmaması
Bir alacağın icra takibine konu edilebilmesi için kural olarak vadesinin gelmiş, diğer bir ifadeyle muaccel hâle gelmiş olması gerekir.
Borçlu, ödeme tarihinin henüz gelmediğini veya sözleşmede öngörülen muacceliyet şartlarının oluşmadığını ileri sürebilir. Taksitli borçlarda yalnızca vadesi gelen taksitlerin mi yoksa borcun tamamının mı talep edilebileceği, sözleşme hükümlerine ve ilgili mevzuata göre değerlendirilir.
Talep Edilen Miktarın Hatalı Olması
Borçlu, borcun varlığını kabul etmekle birlikte takipte gösterilen tutarın fazla olduğunu belirtebilir. Bu durumda kısmi borca itiraz söz konusu olur.
Borçlu, itiraz ettiği miktarı açıkça göstermelidir. Örneğin 100.000 TL tutarındaki takibin 30.000 TL’lik bölümüne itiraz ediliyorsa bu tutar dilekçede açıkça belirtilmelidir. İtiraz edilmeyen bölüm bakımından takip kesinleşerek devam edebilir.
Faize İtiraz
Borçlu; uygulanan faiz oranına, faizin türüne, başlangıç tarihine veya hesaplanan faiz miktarına itiraz edebilir.
Yalnızca “borca itiraz ediyorum” şeklindeki bir beyanın faiz ve fer’ilerini kapsayıp kapsamadığı somut itirazın içeriğine göre tartışma yaratabilir. Bu nedenle faiz talebine de karşı çıkılacaksa bunun açıkça belirtilmesi daha uygun olur.
Takas Savunması
Borçlunun takip alacaklısından karşı bir alacağı varsa kanuni şartların oluşması durumunda takas savunması gündeme gelebilir.
Takasın geçerli olabilmesi için karşılıklı alacakların niteliği, muacceliyet durumu ve takas beyanı incelenmelidir. Takasa dayanan taraf, kural olarak karşı alacağının varlığını ortaya koymalıdır.
Borca İtiraz Süresi Kaç Gündür?
Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borca itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür.
Sürenin hesabında tebliğin yapıldığı gün dikkate alınmaz. Süre, tebliği izleyen gün işlemeye başlar. Sürenin son günü resmî tatile denk gelirse süre, tatili izleyen iş gününün sonunda tamamlanır.
Elektronik tebligatlarda ileti elektronik tebligat adresine ulaştığı gün değil, ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır. İtiraz süresi bu hukuki tebliğ tarihine göre hesaplanır.
Takip kambiyo senedine dayanıyorsa farklı bir usul uygulanır. Çek, bono veya poliçeye dayanan kambiyo senetlerine özgü takipte borca itiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine yapılır.
Borca İtiraz Nasıl Yapılır?
Genel İlamsız Takipte Borca İtiraz
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borca itiraz, ödeme emrini gönderen icra dairesine yapılır. Borçlu, itirazını yazılı dilekçeyle veya sözlü olarak bildirebilir. Sözlü itiraz, icra dairesi tarafından tutanağa geçirilir.
Borçlu, bulunduğu yerdeki başka bir icra dairesi aracılığıyla da itirazını takip dosyasının bulunduğu icra dairesine gönderebilir. Bu durumda gönderim giderlerinin yatırılması ve başvurunun süresinde yapılması gerekir.
İtirazda şu bilgilere yer verilmesi yararlı olur:
- Takibin bulunduğu icra dairesi,
- İcra dosyasının esas numarası,
- Borçlunun kimlik ve adres bilgileri,
- Borcun tamamına mı yoksa bir kısmına mı itiraz edildiği,
- İtiraz edilen miktar,
- Faiz ve diğer fer’î alacaklara itiraz edilip edilmediği,
- Varsa yetki ve imza itirazı,
- İtirazın dayandığı temel vakıalar,
- Tarih ve imza.
Genel ilamsız takipte borçlunun itiraz sebebini ayrıntılı şekilde açıklaması zorunlu değildir. Ancak borçlu bir sebep bildirirse itirazın kaldırılması incelemesinde kural olarak bildirdiği sebeplerle bağlı kalabilir. Bu nedenle itiraz gerekçesinin düşünülmeden veya eksik biçimde yazılması sonraki süreci etkileyebilir.
Kambiyo Takibinde Borca İtiraz
Çek, bono veya poliçeye dayanan takiplerde borca itiraz, icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır. Başvuru süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gündür.
Kambiyo takibinde borçlu; borcun bulunmadığını, ödendiğini, ertelendiğini, zamanaşımına uğradığını veya başka bir nedenle sona erdiğini kanunun kabul ettiği belgelerle ortaya koymalıdır.
İcra mahkemesine yapılan borca itiraz, genel ilamsız takipteki itirazdan farklı olarak bütün takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Mahkeme, şartların bulunması hâlinde takip işlemlerinin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.
Borca İtiraz İçin Belge Sunmak Zorunlu mudur?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borca itiraz ederken belge sunmak, itirazın geçerliliği için kural olarak zorunlu değildir. Süresinde yapılan açık bir itiraz, belge eklenmemiş olsa da takibi durdurabilir.
Ancak uyuşmazlık daha sonra itirazın kaldırılması veya itirazın iptali aşamasına geçtiğinde ödeme dekontu, sözleşme, yazışma, makbuz ve benzeri belgeler önem kazanabilir.
Kambiyo senetlerine özgü takiplerde ise icra mahkemesinin incelemesi daha sınırlıdır. Borca itirazın kanunda belirtilen nitelikte belgelerle desteklenmesi gerekebilir.
Bu nedenle “itiraz sırasında belge sunulmadıysa itiraz geçersizdir” şeklinde genel bir değerlendirme doğru değildir. Belgenin gerekliliği ve etkisi, takip türüne ve sonraki hukuki sürece göre değişir.
Borca İtiraz Takibi Durdurur mu?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte süresinde ve usulüne uygun yapılan borca itiraz, takibi kendiliğinden durdurur. Alacaklı, itiraz ortadan kaldırılmadan borçlunun mal varlığı için haciz talep edemez.
Borçlu yalnızca borcun belirli bir bölümüne itiraz etmişse takip, itiraz edilmeyen bölüm bakımından devam edebilir.
Kambiyo senetlerine özgü takiplerde borca itiraz, satış dışında kalan takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Mahkeme, itirazın niteliğine ve sunulan belgelere göre takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.
Borca İtirazdan Sonra Alacaklı Ne Yapabilir?
Genel ilamsız takip borca itiraz nedeniyle durduğunda alacaklı, elindeki belgelerin niteliğine göre itirazın kesin kaldırılmasını talep edebilir veya itirazın iptali davası açabilir.
İtirazın Kesin Kaldırılması
Alacaklı, İcra ve İflas Kanunu’nun 68. maddesinde belirtilen belgelerden birine sahipse icra mahkemesine başvurarak borçlunun itirazının kesin kaldırılmasını talep edebilir.
Bu belgeler arasında imzası borçlu tarafından ikrar edilmiş adi senetler, noterlikçe düzenlenen veya imzası onaylanan belgeler ile kanunda belirtilen resmî belge ve kayıtlar bulunabilir.
Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren kural olarak altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemelidir.
İtirazın geçici kaldırılması ise borca itirazın değil, takip dayanağı özel belgedeki imzanın borçlu tarafından açıkça reddedilmesinin gündeme getirdiği bir yoldur.
İtirazın İptali Davası
Alacaklı, genel görevli mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Görevli mahkeme, alacağın kaynağına göre asliye hukuk, asliye ticaret, iş veya tüketici mahkemesi olabilir.
İtirazın iptali davası, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Mahkeme, alacağın varlığını genel yargılama kurallarına göre inceler.
Mahkeme itirazın iptaline karar verirse alacaklı duran icra takibine devam edebilir. Şartları oluşursa taraflardan biri lehine icra inkâr tazminatına veya kötü niyet tazminatına hükmedilmesi de gündeme gelebilir.
Borca İtirazda İspat Yükü Kime Aittir?
İspat yükü, tarafların ileri sürdüğü vakıalara göre belirlenir. Bu nedenle ispat yükünün her durumda yalnızca alacaklıya veya yalnızca borçluya ait olduğunu söylemek doğru değildir.
Genel olarak:
- Alacaklı, alacağın doğduğunu ve mevcut olduğunu ispatlamalıdır.
- Borçlu, borcun ödendiğini ileri sürüyorsa ödemeyi ispatlamalıdır.
- Borçlu, borcun ibra edildiğini savunuyorsa ibraya ilişkin delillerini sunmalıdır.
- Takasa dayanan borçlu, karşı alacağının varlığını ortaya koymalıdır.
- Zamanaşımı savunmasında alacağın doğum ve muacceliyet tarihleri ile zamanaşımını kesen işlemler değerlendirilir.
- Borcun henüz muaccel olmadığını ileri süren taraf, bu savunmanın dayandığı sözleşme ve vade hükümlerini sunabilir.
İtirazın iptali davasında alacaklı, takipte talep ettiği alacağın varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Ancak borçlu ödeme, ibra veya takas gibi borcu sona erdiren bir vakıaya dayanıyorsa bu vakıanın ispat yükü kural olarak borçluya ait olur.
Kısmi Borca İtiraz Nasıl Yapılır?
Borçlu, takip konusu borcun yalnızca bir bölümüne itiraz edebilir. Bu durumda itiraz edilen miktarın açıkça belirtilmesi gerekir.
Örneğin takipte 150.000 TL talep edilmiş ancak borçlu yalnızca 90.000 TL borcu olduğunu kabul ediyorsa kalan 60.000 TL’ye ve bu tutara bağlı faizlere itiraz ettiğini açıkça yazmalıdır.
Kısmi itirazda hangi tutara itiraz edildiği anlaşılmıyorsa itirazın geçerliliği tartışmalı hâle gelebilir. Borçlunun kabul ettiği bölüm bakımından takip devam eder.
Borca İtirazda Sık Yapılan Hatalar
Borca itiraz sürecinde şu hatalarla karşılaşılabilir:
- Yedi veya beş günlük sürenin kaçırılması,
- Takip türünün yanlış belirlenmesi,
- İtirazın yanlış makama sunulması,
- Kısmi itirazda itiraz edilen miktarın belirtilmemesi,
- İmzaya itiraz edileceği hâlde yalnızca borca itiraz edilmesi,
- Faiz ve diğer fer’î alacakların değerlendirilmemesi,
- Yetki itirazının usulüne uygun ileri sürülmemesi,
- Elektronik tebligat tarihinin hatalı hesaplanması,
- Kambiyo takibindeki itirazın bütün işlemleri otomatik olarak durdurduğunun düşünülmesi,
- Ödeme ve ibra belgelerinin korunmaması,
- İtiraz gerekçelerinin sonraki yargılamaya etkisinin dikkate alınmaması.
İnegöl ve Bursa’da Borca İtiraz
İnegöl veya Bursa’da başlatılan bir icra takibine borca itiraz edilmeden önce ödeme emri, takip talebi ve varsa takip dayanağı belgeler birlikte incelenmelidir.
Takibin genel haciz yoluyla mı yoksa kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla mı başlatıldığı, itiraz süresini ve başvurulacak makamı doğrudan etkiler. Borcun tamamına veya bir kısmına itiraz edilmesi de dosyanın sonraki aşamalarını değiştirebilir.
Avukat Hakan Keleş, İnegöl ve Bursa’da icra ve iflas hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda; icra dosyasının incelenmesi, borca itiraz gerekçelerinin değerlendirilmesi, itiraz dilekçesinin hazırlanması ve itiraz sonrasındaki hukuki süreçler hakkında avukatlık hizmeti sunmaktadır.
Borca İtiraz İçin Avukat Zorunlu mudur?
Borca itiraz etmek için avukatla temsil edilme zorunluluğu bulunmaz. Borçlu, itirazını süresi içinde kendisi de icra dairesine veya takip türüne göre icra mahkemesine sunabilir.
Ancak takip türünün belirlenmesi, süre hesabı, kısmi itiraz, faiz, zamanaşımı, imza ve yetki gibi konular teknik hukuki değerlendirme gerektirebilir. İtirazın yanlış makama yapılması veya sürenin geçirilmesi hâlinde takip kesinleşebilir.
Sonuç
Borca itiraz, takip konusu borcun varlığına, miktarına, vadesine veya sona erdiğine yönelik bir itiraz yoludur. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün olup itiraz icra dairesine yapılır. Kambiyo senetlerine özgü takiplerde ise borca itiraz, beş gün içinde icra mahkemesine sunulur.
Borca itirazın sonucu; takip türüne, itirazın kapsamına ve tarafların elindeki belgelere göre değişir. Özellikle kısmi itiraz, imzaya itiraz, zamanaşımı ve ödeme savunmalarında dosyanın somut koşulları değerlendirilmelidir.
İnegöl veya Bursa’da tarafınıza yöneltilen bir icra takibinde borca itiraz seçeneklerinin değerlendirilmesi için Avukat Hakan Keleş ile iletişime geçerek hukuki bilgi alabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her icra dosyası kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. İçerik hukuki danışmanlık veya sonuç garantisi niteliği taşımaz.