Trafik kazası sonrasında araç hasarı, değer kaybı, iş göremezlik ve destekten yoksun kalma gibi zararlar için talep edilebilecek tazminatın belirlenmesinde trafik kazasında kusur oranı önemli rol oynar.

Aynı kazada benzer ölçüde zarar gören kişilerin talep edebilecekleri tazminat, kazanın meydana gelmesindeki kusurlarına göre değişebilir. Zarar gören kişinin de kazada kusurlu olması hâlinde tazminat miktarı, bu kusurun zararın oluşumundaki etkisine göre azaltılabilir.

Ancak kaza tespit tutanağında yer alan ilk değerlendirme her zaman kesin ve değişmez değildir. Kamera görüntüleri, tanık anlatımları, araçlardaki hasar izleri ve bilirkişi incelemesi sonucunda kusur oranı yeniden belirlenebilir.

Bu yazıda trafik kazasında kusur oranının nasıl belirlendiğini, asli ve tali kusur kavramlarını, kullanılabilecek delilleri ve kusur oranına karşı başvuru yollarını ele alıyoruz.

Trafik Kazasında Kusur Oranı Nedir?

Kusur oranı, trafik kazasının meydana gelmesinde sürücülerin veya diğer sorumluların davranışlarının etkisini gösteren hukuki ve teknik değerlendirmedir.

Kusurun belirlenmesinde yalnızca hangi aracın diğer araca çarptığına bakılmaz. Tarafların kazadan önceki hareketleri, trafik kurallarına uygun davranıp davranmadıkları ve ihlallerin kazanın meydana gelmesine etkisi birlikte değerlendirilir.

Bu değerlendirmede şu sorular önem taşır:

  • Hangi taraf trafik kuralını ihlal etti?
  • İhlal ile kaza arasında nedensellik bağı var mı?
  • Taraflar kazayı önlemek için gerekli dikkat ve özeni gösterdi mi?
  • Kazanın meydana gelmesinde yol veya hava şartlarının etkisi var mı?
  • Sürücülerden biri kazayı önleyebilecek durumda mıydı?
  • Araçlarda teknik arıza veya bakım eksikliği bulunuyor mu?
  • Kazanın oluşumuna başka bir kişi veya kurum katkıda bulundu mu?

Kusur değerlendirmesi, olayın bütün özellikleri incelenerek yapılmalıdır.

Kusur Oranı Neden Önemlidir?

Kusur oranı, kazadan kaynaklanan maddi zararların hangi ölçüde talep edilebileceğini doğrudan etkileyebilir.

Örneğin kazada karşı tarafın yüzde 75, zarar gören kişinin ise yüzde 25 kusurlu olduğu kabul edilirse zarar gören kişi, kural olarak hesaplanan zararının karşı tarafın kusuruna karşılık gelen bölümünü talep edebilir.

Kusur oranı özellikle şu talepler bakımından önemlidir:

  • Araç onarım bedeli
  • Araç değer kaybı
  • Araçtan mahrum kalma zararı
  • Kazanç kaybı
  • Geçici iş göremezlik zararı
  • Sürekli iş göremezlik tazminatı
  • Bakıcı gideri
  • Destekten yoksun kalma tazminatı
  • Manevi tazminat

Bununla birlikte her zarar kaleminin kapsamı ve kusurun tazminata etkisi ayrı değerlendirilmelidir. Özellikle bedensel zararlar, sağlık giderleri ve sigorta teminatları bakımından özel hükümler bulunabilir.

Asli Kusur Nedir?

Asli kusur, kazanın meydana gelmesinde temel ve doğrudan etkiye sahip trafik kuralı ihlalini ifade eder.

Karayolları Trafik Kanunu’nda bazı davranışlar asli kusur hâlleri arasında sayılmıştır. Somut olayın özelliklerine göre aşağıdaki davranışlar asli kusur değerlendirmesine konu olabilir:

  • Kırmızı ışıkta veya yetkili görevlinin dur işaretinde geçmek
  • Taşıt giremez işareti bulunan yola girmek
  • Karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride girmek
  • Geçme yasağı bulunan yerlerde sollama yapmak
  • Kavşaklarda geçiş önceliği kurallarına uymamak
  • Arkadan çarpmak
  • Dönüş kurallarına aykırı davranmak
  • Park edilen araca çarpmak
  • Şeride tecavüz etmek
  • Manevraları düzenleyen kurallara aykırı davranmak

Bir davranışın kanunda asli kusur hâli olarak düzenlenmesi önemli olmakla birlikte, nihai değerlendirmede ihlalin kazanın oluşumuna etkisi de incelenir.

Örneğin bir sürücünün trafik kuralını ihlal etmiş olması, bu ihlal ile kaza arasında bağlantı bulunmadığında otomatik olarak kazanın tamamından sorumlu tutulacağı anlamına gelmeyebilir.

Tali Kusur Nedir?

Tali kusur, kazanın meydana gelmesinde etkili olan ancak asli kusur niteliğindeki ihlallere göre daha ikincil nitelikte değerlendirilen davranışları ifade eder.

Sürücünün yol, hava ve trafik koşullarına göre gerekli dikkat ve özeni göstermemesi, hızını koşullara uygun biçimde ayarlamaması veya kazayı önlemek için gerekli tedbirleri almaması tali kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Ancak bir davranışın asli veya tali kusur sayılması, yalnızca genel örneklerden hareketle belirlenemez. Aynı davranış, farklı kazalarda farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle olayın meydana geliş şekli ile ihlal arasındaki bağlantı teknik olarak incelenmelidir.

Asli Kusur Her Zaman Yüzde 100 Kusur Anlamına mı Gelir?

Hayır. Bir tarafın asli kusurlu kabul edilmesi, her durumda yüzde 100 kusurlu sayılacağı anlamına gelmez. Diğer sürücünün de kazaya etkili bir kural ihlali varsa kusur taraflar arasında paylaştırılabilir.

Benzer şekilde asli ve tali kusur ayrımı otomatik olarak yüzde 75–yüzde 25 şeklinde bir dağılım doğurmaz. Yüzde 50–yüzde 50, yüzde 75–yüzde 25 veya yüzde 100–yüzde 0 gibi oranlar somut olayda ortaya çıkabilir; ancak bu oranlar sabit bir tabloya göre değil, tarafların davranışlarının kazaya etkisine göre belirlenir.

Sigorta şirketlerinin maddi hasarlı kazalarda yaptığı idari kusur değerlendirmesi ile mahkeme veya tahkim sürecinde bilirkişinin yaptığı hukuki ve teknik değerlendirme de farklı sonuçlar verebilir.

Bu nedenle yalnızca “asli kusur” veya “tali kusur” ifadesine bakarak kesin bir yüzde belirlemek doğru değildir.

Trafik Kazasında Kusur Oranını Kim Belirler?

Kusur değerlendirmesini yapan kişi veya kurum, kazanın ve sürecin niteliğine göre değişebilir.

Maddi Hasarlı Kazalarda Sigorta Şirketleri

Yalnızca maddi hasarla sonuçlanan ve tarafların kendi aralarında kaza tespit tutanağı düzenlediği kazalarda, tutanak ve diğer belgeler sigorta şirketlerine iletilir.

Sigorta şirketleri, tutanak üzerindeki açıklamaları, krokiyi, fotoğrafları ve kaza senaryolarını inceleyerek kusur değerlendirmesi yapar. Şirketler arasında uyuşmazlık çıkması hâlinde ilgili değerlendirme mekanizmaları devreye girebilir.

Polis veya Jandarma

Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda olay yerine polis ya da jandarma gelir. Kolluk görevlileri olay yerini, araçların konumunu, yol şartlarını ve tarafların açıklamalarını kayıt altına alır.

Kolluk tarafından hazırlanan tutanak ve kroki önemli delillerdir. Ancak bu belgelerde yer alan kusur değerlendirmesi, hukuk mahkemesini veya Sigorta Tahkim Komisyonunu her durumda bağlayan kesin bir karar değildir.

Sigorta Tahkim Komisyonu

Sigorta şirketi ile zarar gören arasında kusur oranı konusunda uyuşmazlık çıkarsa Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir.

Hakem, dosyadaki belgeleri inceleyebilir ve gerektiğinde trafik alanında uzman bilirkişiden rapor alabilir. Böylece sigorta şirketinin yaptığı ilk kusur değerlendirmesinden farklı bir sonuca ulaşılabilir.

Mahkemeler ve Bilirkişiler

Tazminat davasında nihai hukuki değerlendirmeyi mahkeme yapar. Mahkeme, kusurun teknik yönlerini belirlemek için trafik alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi heyeti görevlendirebilir.

Bilirkişi, kazaya ilişkin bütün delilleri inceleyerek tarafların trafik kuralı ihlallerini ve bu ihlallerin kazaya etkisini değerlendirir. Mahkeme, bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte inceleyerek karar verir.

Kusur Oranı Belirlenirken Hangi Deliller İncelenir?

Kusurun doğru belirlenebilmesi için kazanın hemen ardından delillerin korunması önemlidir. Değerlendirmede kullanılabilecek başlıca deliller şunlardır:

  • Kaza tespit tutanağı
  • Olay yeri krokisi
  • Araçların olay yerindeki konumları
  • Hasarlı bölgelere ait fotoğraflar
  • Çevredeki iş yeri ve bina kameraları
  • Belediye veya trafik kameraları
  • Araç içi kamera kayıtları
  • Tanık anlatımları
  • Sürücülerin ifadeleri
  • Araçlardaki çarpma ve sürtünme izleri
  • Fren ve lastik izleri
  • Trafik ışıkları ve levhalar
  • Yolun fiziksel durumu
  • Hava ve görüş koşulları
  • Araç hızına ilişkin teknik veriler
  • Takograf ve araç kayıtları
  • Telefon veya konum kayıtları
  • Hasar ve ekspertiz raporları
  • Adli Tıp Kurumu ve sağlık raporları
  • Trafik bilirkişisi raporları

Özellikle kamera kayıtları kısa süre içinde silinebileceği için kazadan sonra gecikmeden talep edilmeleri gerekir.

Kaza Tespit Tutanağı Kesin Delil midir?

Kaza tespit tutanağı, kusur değerlendirmesinde kullanılan önemli bir delildir; ancak her durumda kesin ve değiştirilemez değildir.

Taraflarca hazırlanan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında:

  • Kazanın yeri ve zamanı
  • Araçların hareket yönleri
  • Çarpışma noktaları
  • Yol ve hava koşulları
  • Trafik işaretleri
  • Tarafların açıklamaları
  • Kazanın krokisi

doğru ve anlaşılır biçimde gösterilmelidir.

Tutanakta yanlış veya eksik bilgi bulunması, ilk kusur değerlendirmesinin de hatalı yapılmasına neden olabilir. Bununla birlikte kamera kaydı, tanık anlatımı veya teknik inceleme gibi başka delillerle tutanaktaki değerlendirmeye karşı çıkılabilir.

Kolluk tarafından hazırlanan belgeler de güçlü delil niteliği taşır; ancak mahkeme bunlarla mutlak biçimde bağlı değildir.

Trafik Kazasında Kusur Oranına Nasıl İtiraz Edilir?

İtiraz yöntemi; tutanağı kimin düzenlediğine, kusurun hangi aşamada belirlendiğine ve uyuşmazlığın sigorta ya da dava sürecinde bulunmasına göre değişir.

Tarafların Düzenlediği Kaza Tespit Tutanağına İtiraz

Maddi hasarlı trafik kazasında tarafların düzenlediği tutanağa dayanılarak sigorta şirketlerince belirlenen kusur oranına, ilgili dijital sistem ve sigorta kanalları üzerinden itiraz edilebilir.

İtiraz sırasında şu belgelerin sunulması yararlı olabilir:

  • Olay yeri fotoğrafları
  • Kamera görüntüleri
  • Ayrıntılı kaza krokisi
  • Tanık bilgileri
  • Trafik levhalarını gösteren görüntüler
  • Araç hasar fotoğrafları
  • Kusurun neden hatalı olduğunu açıklayan dilekçe

Dijital itiraz ekranları ve uygulamadaki süreler değişebildiği için kusur bildiriminin ardından ilgili sigorta şirketi ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kanallarındaki güncel süreler kontrol edilmelidir.

Polis veya Jandarma Tutanağındaki Değerlendirmeye İtiraz

Kolluk tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağındaki kusur değerlendirmesine karşı, tarafların düzenlediği maddi hasarlı kaza tutanaklarında kullanılan dijital itiraz sistemi uygulanmayabilir.

Bu tutanaktaki değerlendirmeye; sigorta başvurusu, tahkim, ceza soruşturması veya tazminat davası sırasında karşı çıkılabilir. Kamera kaydı, tanık anlatımı ve uzman incelemesi gibi deliller sunularak kusurun yeniden değerlendirilmesi istenebilir.

Kaza nedeniyle ayrıca idari para cezası düzenlenmişse, cezaya karşı başvuru süresi ve yöntemi kusur itirazından farklıdır. İdari para cezasına yönelik başvurunun ayrıca ve süresi içinde yapılması gerekir.

Sigorta Şirketinin Kusur Kararına Karşı Başvuru

Sigorta şirketinin kusur oranını hatalı değerlendirdiği düşünülüyorsa öncelikle şirkete gerekçeli itiraz sunulabilir.

Uyuşmazlık devam ederse, gerekli ön başvuru şartları tamamlandıktan sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna veya görevli mahkemeye başvurulması değerlendirilebilir.

Bilirkişi Raporuna İtiraz

Tahkim veya dava sırasında alınan bilirkişi raporu da kesin ve itiraz edilemez değildir. Taraflar, kendilerine bildirilen süre içinde rapora karşı gerekçeli itiraz sunabilir.

İtirazda yalnızca raporun kabul edilmediğini belirtmek yeterli olmayabilir. Rapordaki teknik veya hukuki eksiklikler somut biçimde açıklanmalıdır.

Örneğin:

  • Kamera kaydının incelenmemesi
  • Araçların çarpışma noktalarının yanlış değerlendirilmesi
  • Trafik levhasının gözden kaçırılması
  • Yol önceliğinin hatalı belirlenmesi
  • Araç hasarlarının kaza anlatımıyla karşılaştırılmaması
  • İhlal ile kaza arasındaki nedensellik bağının açıklanmaması

gibi konular gerekçeli itiraza dayanak oluşturabilir.

Gerekli hâllerde ek rapor veya farklı bir bilirkişi heyetinden yeni rapor alınması talep edilebilir.

Kusur Oranı Araç Hasarını ve Değer Kaybını Nasıl Etkiler?

Araç hasarı ve değer kaybı bakımından talep edilebilecek tutar, kural olarak karşı tarafın kusur oranına göre belirlenir.

Örneğin:

  • Toplam araç zararı: 200.000 TL
  • Karşı tarafın kusuru: %75
  • Zarar gören sürücünün kusuru: %25

olarak belirlenmişse, diğer şartların da oluşması hâlinde karşı taraftan ve sigortasından talep edilebilecek tutar kural olarak 150.000 TL üzerinden değerlendirilir.

Sigorta şirketinin sorumluluğu ayrıca poliçe teminatı ve kaza tarihinde geçerli olan limitlerle sınırlıdır. Teminat limitini aşan zararlar yönünden sürücü, işleten veya diğer sorumlulara başvurulması gündeme gelebilir.

Kusur Oranı Bedensel Zararları Nasıl Etkiler?

Yaralanmalı kazalarda geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve diğer bedensel zararlar hesaplanırken zarar gören kişinin kusuru dikkate alınabilir.

Kazazedenin de kazanın meydana gelmesinde kusurlu olması, hesaplanan tazminatta kusur indirimi yapılmasına neden olabilir.

Ancak sağlık giderlerinin hangi kurum veya kişi tarafından karşılanacağı, zorunlu trafik sigortasının kapsamı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğu bakımından özel düzenlemeler bulunduğu için her kalem ayrıca değerlendirilmelidir.

Kusur Oranı Manevi Tazminatı Nasıl Etkiler?

Manevi tazminat, matematiksel bir formülle hesaplanmaz. Hâkim, olayın özelliklerini değerlendirerek uygun bir tutar belirler.

Tarafların kusur oranları, manevi tazminatın belirlenmesinde dikkate alınan önemli unsurlardan biridir. Zarar gören kişinin kazada kusurlu olması, manevi tazminat miktarının daha düşük belirlenmesine veya somut olayın şartlarına göre talebin reddine etki edebilir.

Bunun yanında yaralanmanın ağırlığı, kalıcı etkiler, tarafların ekonomik durumları ve olayın gerçekleşme şekli de değerlendirilir.

Kusur Oranı Destekten Yoksun Kalma Tazminatını Etkiler mi?

Ölümlü trafik kazalarında vefat eden kişinin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunuyorsa, destekten yoksun kalma tazminatı hesabında bu kusur dikkate alınabilir.

Örneğin vefat eden kişinin yüzde 40 kusurlu olması hâlinde, hesaplanan destek zararından kusur indirimi yapılması gündeme gelebilir.

Bununla birlikte destekten yoksun kalma tazminatının niteliği, sigorta kapsamı ve hak sahiplerinin durumu birlikte değerlendirilmelidir.

Yayaların ve Yolcuların Kusuru Olabilir mi?

Kusur değerlendirmesi yalnızca araç sürücüleri bakımından yapılmaz. Yayaların ve bazı durumlarda yolcuların davranışları da kazanın veya zararın oluşumuna etkileri ölçüsünde değerlendirilebilir.

Yayanın kontrolsüz biçimde yola çıkması, geçiş kurallarına uymaması veya görüşün kısıtlı olduğu bir noktadan taşıt yoluna girmesi kusur değerlendirmesine konu olabilir.

Yolcunun emniyet kemeri takmaması ise kazanın oluşumuna neden olmasa bile meydana gelen bedensel zararın artmasına katkıda bulunmuşsa müterafik kusur kapsamında değerlendirilebilir.

Bu ayrım önemlidir: Bir davranış kazanın meydana gelmesine değil, zararın ağırlaşmasına etki etmiş olabilir.

Yol veya Araç Kusuru Kazayı Etkileyebilir mi?

Bazı kazalarda sorumluluk yalnızca sürücülere ait olmayabilir.

Kazanın meydana gelmesinde aşağıdaki durumların etkisi bulunabilir:

  • Yolun bakımsız veya tehlikeli olması
  • Trafik levhalarının bulunmaması
  • Yol çalışmasının gerekli biçimde işaretlenmemesi
  • Aydınlatma eksikliği
  • Trafik ışıklarının çalışmaması
  • Araçtaki üretim hatası
  • Bakım ve onarım eksikliği
  • Yükün hatalı yerleştirilmesi

Bu durumlarda yolu yapmak veya bakımını sağlamakla yükümlü kurumların, araç üreticisinin, bakım servisinin veya diğer kişilerin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Kusur Oranı Belirlenirken Sık Yapılan Hatalar

Trafik kazasında kusur değerlendirmesi sırasında sık karşılaşılan hatalar şunlardır:

  • Kaza tespit tutanağını eksik doldurmak
  • Krokide araçların yönünü yanlış göstermek
  • Tutanak imzalanmadan önce bilgileri kontrol etmemek
  • Olay yeri ve araç hasarlarının fotoğrafını çekmemek
  • Kamera kayıtlarını zamanında istememek
  • Tanıkların iletişim bilgilerini almamak
  • Asli kusurun otomatik olarak yüzde 100 kusur anlamına geldiğini düşünmek
  • Asli ve tali kusuru sabit yüzdelerle eşleştirmek
  • Sigorta şirketinin ilk değerlendirmesini kesin kabul etmek
  • Bilirkişi raporuna gerekçesiz itiraz etmek
  • İdari para cezasına itiraz ile kusur itirazını karıştırmak
  • Kusur bildiriminden sonra başvuru sürelerini takip etmemek

Delillerin kazadan hemen sonra toplanması, kusurun doğru belirlenmesini kolaylaştırır.

İnegöl ve Bursa’da Kusur Oranına İtiraz

Trafik kazasında kusur oranına itiraz süreci, tutanağın türüne ve uyuşmazlığın bulunduğu aşamaya göre değişir. Sigorta şirketine itiraz, Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu veya tazminat davası seçeneklerinden hangisinin uygun olduğu somut olay üzerinden belirlenmelidir.

Kamera kayıtlarının toplanması, kaza krokisinin incelenmesi, araç hasarlarının olay anlatımıyla karşılaştırılması ve bilirkişi raporlarına süresi içinde itiraz edilmesi önem taşır.

Avukat Hakan Keleş, İnegöl ve Bursa’da meydana gelen trafik kazalarında kusur oranının değerlendirilmesi, sigorta başvurusu, Sigorta Tahkim Komisyonu ve tazminat davaları hakkında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

Sonuç

Trafik kazasında kusur oranı, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kapsamını etkileyen temel unsurlardan biridir. Ancak tutanakta veya sigorta kayıtlarında yer alan ilk kusur değerlendirmesi her zaman nihai sonucu göstermez.

Kamera görüntüleri, tanık anlatımları, olay yeri fotoğrafları, araç hasarları ve bilirkişi incelemeleri sonucunda kusur oranı değişebilir. Asli ve tali kusur ayrımının da otomatik bir yüzde dağılımı oluşturmadığı unutulmamalıdır.

İnegöl veya Bursa’da meydana gelen bir trafik kazasında kusur oranının hatalı belirlendiğini düşünüyorsanız, mevcut belgeleriniz ve başvuru yolları hakkında değerlendirme almak için Avukat Hakan Keleş ile iletişime geçebilirsiniz.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Her trafik kazasında kusur oranı, olayın özellikleri ve mevcut deliller kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir