İcra takibinde zamanaşımı, bir alacağın kanunda öngörülen süre içinde talep veya takip edilmemesi nedeniyle borçluya ödemeden kaçınma imkânı veren savunmadır. Zamanaşımı süresi; alacağın kaynağına, vade tarihine, varsa özel kanun hükümlerine ve süreyi durduran veya kesen işlemlere göre değişir.
Genel zamanaşımı süresi 10 yıldır. Ancak kira bedeli, ücret, faiz, haksız fiil alacağı, çek, bono ve poliçeden kaynaklanan talepler için farklı süreler uygulanabilir.
Zamanaşımı, hak düşürücü süreden farklıdır. Zamanaşımı alacağı tamamen ortadan kaldırmaz. Borçlu zamanaşımı def’inde bulunursa alacak devlet gücüyle tahsil edilemez hâle gelebilir. Borçlu bu savunmayı ileri sürmezse zamanaşımına uğramış bir alacak için başlatılan icra takibi kesinleşebilir.
Zamanaşımı Nedir?
Zamanaşımı, belirli bir sürenin geçmesiyle borçluya borcu ifa etmekten kaçınma hakkı verir. Alacağın kendisi tamamen ortadan kalkmaz; borç eksik borç niteliğine dönüşebilir.
Borçlu zamanaşımına uğrayan borcu kendi isteğiyle öderse yalnızca zamanaşımı süresinin geçtiğini ileri sürerek ödediği parayı geri isteyemez.
Mahkeme, özel bir düzenleme bulunmadıkça zamanaşımını kendiliğinden dikkate almaz. Borçlunun zamanaşımı def’ini usulüne uygun ve süresinde ileri sürmesi gerekir.
Zamanaşımı ile Hak Düşürücü Süre Arasındaki Fark Nedir?
Zamanaşımı ile hak düşürücü süre aynı kavram değildir.
Zamanaşımında:
- Alacak tamamen sona ermez.
- Borçlu zamanaşımı def’inde bulunmalıdır.
- Borçlu kendi isteğiyle ödeme yapabilir.
- Borç ikrarı ve icra takibi gibi işlemler süreyi kesebilir.
- Kanunda belirtilen durumlar süreyi durdurabilir.
Hak düşürücü sürede ise:
- Sürenin geçmesi hakkın kullanılmasını sona erdirebilir.
- Mahkeme süreyi çoğunlukla kendiliğinden dikkate alır.
- Sürenin durması veya kesilmesi kural olarak mümkün değildir.
- Tarafların anlaşması süreyi değiştirmez.
Bir sürenin zamanaşımı mı yoksa hak düşürücü süre mi olduğu ilgili kanun hükmüne göre belirlenir.
Genel Zamanaşımı Süresi Kaç Yıldır?
Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
Özel bir zamanaşımı süresi bulunmayan sözleşme alacaklarında genel olarak 10 yıllık süre uygulanır. Ancak alacağın ticari ilişkiden doğması tek başına her durumda farklı bir süre uygulanacağı anlamına gelmez. Türk Ticaret Kanunu veya başka bir özel kanunda farklı süre bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Beş Yıllık Zamanaşımına Tabi Alacaklar Hangileridir?
Türk Borçlar Kanunu’nun 147. maddesi bazı alacaklar için beş yıllık süre öngörür.
Uygulamada sık karşılaşılan beş yıllık alacaklar şunlardır:
- Kira bedelleri,
- Anapara faizleri,
- Dönemsel olarak ödenen edimler,
- Ücret alacakları,
- Otel, motel, pansiyon ve tatil köylerindeki konaklama bedelleri,
- Lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri,
- Küçük sanat işlerinden ve perakende satışlardan doğan alacaklar,
- Vekâlet, komisyon ve acentelik sözleşmelerinden doğan bazı alacaklar,
- Eser sözleşmesinden doğan bazı alacaklar,
- Ortaklık ilişkilerinden doğan kanunda belirtilen alacaklar.
Her düzenli ödeme beş yıllık süreye tabi değildir. Ödemenin hukuki niteliği ve dayandığı sözleşme ayrıca değerlendirilmelidir.
Kira Alacaklarında Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Kira bedeli alacakları beş yıllık zamanaşımına tabidir. Her kira dönemi için zamanaşımı, o döneme ait kira bedelinin muaccel olduğu tarihten itibaren ayrı ayrı işlemeye başlar.
Örneğin aylık kira borçlarında her ayın kira bedeli bakımından ayrı bir zamanaşımı başlangıcı bulunur. Kira sözleşmesinin sona ermesi, bütün kira bedelleri için tek bir başlangıç tarihi oluşturmaz.
Kira bedeli dışında kalan zarar, tazminat, aidat veya eski hâle getirme taleplerinin zamanaşımı süreleri aynı olmayabilir.
İşçilik Alacaklarında Zamanaşımı Kaç Yıldır?
İşçilik alacaklarında uygulanacak zamanaşımı süresi, alacağın türüne ve alacağın doğduğu tarihte yürürlükte bulunan hükümlere göre değişebilir.
Ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacakları kural olarak beş yıllık süreye tabidir.
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve iş sözleşmesinden kaynaklanan diğer tazminatlarda da ilgili özel hükümler, geçiş düzenlemeleri ve alacağın muaccel olduğu tarih birlikte değerlendirilmelidir.
İşçi alacaklarında zorunlu arabuluculuğa başvuru, zamanaşımı hesabını etkileyebilir.
Haksız Fiilden Doğan Alacaklarda Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Haksız fiil aynı zamanda ceza kanunlarına göre daha uzun zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gündeme gelebilir.
Zararın veya sorumlu kişinin hangi tarihte öğrenildiği her uyuşmazlıkta ayrıca değerlendirilir. Yalnızca olay tarihine bakılarak kesin hesaplama yapılması yanlış sonuca yol açabilir.
Sebepsiz Zenginleşmede Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Sebepsiz zenginleşmeden doğan alacaklarda süre, hak sahibinin geri isteme hakkını öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıldır.
İcra takibi sonucunda borçlu olunmayan bir paranın ödenmesi hâlinde ise İcra ve İflas Kanunu’ndaki bir yıllık istirdat davası süresi gündeme gelebilir. İstirdat davası ile genel sebepsiz zenginleşme hükümleri aynı süreye tabi değildir.
Çek Alacaklarında Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Çekten doğan başvurma haklarında Türk Ticaret Kanunu’ndaki özel süreler uygulanır.
Hamilin cirantalar, düzenleyen ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Çek borçlularından birinin diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma haklarında da ödeme veya dava tarihine bağlı özel üç yıllık süreler uygulanabilir.
Çeklerde şu tarihler birbirine karıştırılmamalıdır:
- Düzenleme tarihi,
- İbraz süresi,
- İbrazın fiilen yapıldığı tarih,
- İbraz süresinin sona erdiği tarih,
- Zamanaşımının başlangıç tarihi.
Çekin kambiyo senedi niteliğine dayanan başvuru hakkı zamanaşımına uğrasa bile temel borç ilişkisine veya sebepsiz zenginleşmeye dayalı başka bir talebin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilebilir.
Bono ve Poliçede Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Bono ve poliçelerde bütün taraflar için tek bir zamanaşımı süresi bulunmaz.
Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek talepler, vade tarihinden itibaren üç yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Hamilin cirantalara ve düzenleyene karşı taleplerinde kural olarak protesto tarihinden veya protestodan muafiyet varsa vade tarihinden itibaren bir yıllık süre uygulanır.
Cirantaların birbirlerine ve düzenleyene karşı taleplerinde ise ödeme yaptığı veya kendisine dava açıldığı tarihe bağlı altı aylık süre gündeme gelebilir.
Bonoda düzenleyenin sorumluluğu, poliçeyi kabul edenin sorumluluğuna benzer şekilde değerlendirilir. Bono bakımından da hamilin düzenleyene karşı taleplerinde kural olarak vade tarihinden itibaren üç yıllık süre uygulanır.
Bu nedenle “Senet alacakları her durumda üç yılda zamanaşımına uğrar” şeklindeki ifade doğru değildir. Talebin kime yöneltildiği ve tarafın senetteki sıfatı belirlenmelidir.
Mahkeme Kararına Bağlanan Alacaklarda Zamanaşımı Kaç Yıldır?
İlama dayanan icra takibi, İcra ve İflas Kanunu’nun 39. maddesine göre son icra işlemi üzerinden 10 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrayabilir.
Alacak daha önce daha kısa bir zamanaşımı süresine tabi olsa bile mahkeme kararıyla hüküm altına alınması yeni sürenin değerlendirilmesini etkiler.
Ancak bütün mahkeme kararları aynı nitelikte değildir. Kişisel durum, ayni hak veya belirli aralıklarla yerine getirilecek edimler içeren kararlar bakımından farklı değerlendirmeler yapılabilir.
İlamlı takipte zamanaşımı hesabı yapılırken yalnızca karar tarihi değil:
- Kararın kesinleşme durumu,
- İcraya konulma tarihi,
- Dosyadaki son icra işlemi,
- Zamanaşımını kesen işlemler,
- Kararın içerdiği edimin niteliği
birlikte incelenmelidir.
İlama dayalı takipte son işlemden itibaren 10 yıllık süre uygulanması İcra ve İflas Kanunu’nun 39. maddesinde düzenlenir.
Vergi ve Kamu Alacaklarında Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Vergi, idari para cezası, SGK primi ve diğer kamu alacakları özel kanunlara tabidir. Bu alacaklarda Türk Borçlar Kanunu’ndaki genel 10 yıllık süre doğrudan uygulanmayabilir.
Kamu alacağının:
- Türü,
- Tahakkuk tarihi,
- Vadesi,
- Kesinleşme durumu,
- Ödeme emri,
- Zamanaşımını kesen tahsil işlemleri
ayrı ayrı incelenmelidir.
Kamu alacaklarında tahakkuk zamanaşımı ile tahsil zamanaşımı farklı kavramlardır.
Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?
Zamanaşımı, kural olarak alacağın muaccel olduğu tarihte işlemeye başlar. Muacceliyet, alacaklının borcun yerine getirilmesini isteyebileceği aşamayı ifade eder.
Sürenin başlangıcı alacağın türüne göre değişebilir:
- Vadeli borçta vade tarihi,
- Kira alacağında her kira döneminin ödeme tarihi,
- Faturaya bağlı alacakta sözleşmeye göre belirlenen vade,
- Haksız fiilde zarar ve sorumlunun öğrenildiği tarih,
- Çekte ibraz süresinin sona erdiği tarih,
- Bonoda vade tarihi,
- Mahkeme kararında kararın niteliğine göre belirlenen tarih.
Bir faturanın düzenlenme tarihi her durumda zamanaşımının başlangıcı değildir. Borcun ne zaman muaccel olduğu sözleşme ve hukuki ilişkiye göre belirlenmelidir.
Zamanaşımı Durur mu?
Kanunda belirtilen bazı durumlarda zamanaşımı işlemeye başlamaz veya başladıktan sonra durur. Durma hâlinde daha önce geçen süre ortadan kalkmaz. Durma nedeni sona erdiğinde süre kaldığı yerden devam eder.
Örneğin kanunda belirtilen bazı aile ilişkileri, hizmet ilişkileri, vesayet ilişkileri veya alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülememesi zamanaşımının durmasına neden olabilir.
Zamanaşımının durması ile kesilmesi birbirinden farklıdır.
Zamanaşımını Kesen İşlemler Nelerdir?
Zamanaşımının kesilmesi, daha önce geçen sürenin hesaptan çıkması ve kesilme sonrasında yeni bir sürenin işlemeye başlaması anlamına gelir.
Zamanaşımı genel olarak şu durumlarda kesilebilir:
- Borçlunun borcu ikrar etmesi,
- Borçlunun kısmi ödeme yapması,
- Borçlunun faiz ödemesi,
- Borçlunun rehin veya kefil göstermesi,
- Alacaklının dava açması,
- Alacaklının tahkim yoluna başvurması,
- Alacaklının icra takibi başlatması,
- Alacaklının iflas masasına başvurması.
İcra takibi başladıktan sonra dosyadaki her işlem zamanaşımı bakımından aynı sonucu doğurmayabilir. İşlemin taraf veya icra organı tarafından takibin yürütülmesine yönelik geçerli bir işlem olması gerekir.
Zamanaşımı kesildikten sonra kural olarak aynı süre yeniden işlemeye başlar. Borç bir senetle ikrar edilmiş veya mahkeme kararıyla hüküm altına alınmışsa yeni sürenin 10 yıl olarak uygulanması gündeme gelebilir.
İhtarname Zamanaşımını Keser mi?
Alacaklının borçluya noter ihtarnamesi, e-posta, mesaj veya ödeme talebi göndermesi zamanaşımını kural olarak tek başına kesmez.
İhtarname:
- Borçluyu temerrüde düşürebilir,
- Ödeme talebini belgelendirebilir,
- Sözleşmenin feshi veya muacceliyet bakımından sonuç doğurabilir,
- Tarafların beyanlarını ispatlamaya yardımcı olabilir.
Ancak zamanaşımını kesen nedenler kanunda sınırlı olarak düzenlenmiştir. Sıradan bir ödeme ihtarı, dava veya icra takibiyle aynı sonucu doğurmaz.
Borçlu ihtara cevap vererek borcu açıkça kabul ederse bu ikrar zamanaşımını kesebilir. Kesilme sonucu ihtarnamenin kendisinden değil, borçlunun borç ikrarından doğar.
İcra Takibi Zamanaşımını Keser mi?
Usulüne uygun şekilde başlatılan icra takibi zamanaşımını keser. Kesilme ile daha önce geçen süre ortadan kalkar ve kanuni şartlara göre yeni süre işlemeye başlar.
İcra takibi içinde tarafların veya icra organının geçerli takip işlemleri de zamanaşımı hesabını etkileyebilir. Bu nedenle yalnızca takip tarihine bakmak yeterli değildir. Dosyadaki:
- Ödeme emri,
- Tebligat,
- Haciz talebi,
- Haciz işlemi,
- Banka ve maaş haczi,
- Satış talebi,
- Tahsilat,
- Yenileme işlemleri
tarih sırasıyla incelenmelidir.
Her dosyada son zamanaşımı kesilme tarihinin hangi işlem olduğu ayrıca belirlenir.
İcra Dosyasının İşlemden Kaldırılması Zamanaşımıyla Aynı mıdır?
İcra dosyasının işlemden kaldırılması veya haciz isteme hakkının düşmesi, alacağın maddi hukuk bakımından zamanaşımına uğramasıyla aynı şey değildir.
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren kanunda belirtilen süre içinde haciz istemelidir. Haciz isteme süresinin geçirilmesi dosyanın işlemden kaldırılmasına yol açabilir.
Bu durumda alacaklı, alacak zamanaşımına uğramamışsa dosyanın yenilenmesini ve takibe devam edilmesini isteyebilir. Gerekli yenileme harcı ve diğer koşullar ayrıca değerlendirilir.
Benzer şekilde haczedilen mallar için satış isteme sürelerinin geçirilmesi haczin düşmesine yol açabilir. Haczin düşmesi, alacağın kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez.
Şu kavramlar birbirinden ayrılmalıdır:
- Alacağın zamanaşımı,
- Haciz isteme süresi,
- Satış isteme süresi,
- Dosyanın işlemden kaldırılması,
- Haczin düşmesi,
- Takibin yenilenmesi.
İlamsız Takipte Zamanaşımı Nasıl İleri Sürülür?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir.
Alacağın takipten önce zamanaşımına uğradığı düşünülüyorsa zamanaşımı savunmasının itiraz dilekçesinde açıkça belirtilmesi uygun olur.
Örneğin borçlu:
- Borcun tamamına,
- Zamanaşımı nedeniyle takibe,
- Faiz ve diğer fer’î alacaklara
itiraz ettiğini açıkça bildirebilir.
Süresinde yapılan itiraz genel ilamsız takipte takibi durdurur. Alacaklı, itirazın kaldırılması veya iptali için başvurursa zamanaşımı savunması ilgili yargılamada incelenebilir.
Kambiyo Takibinde Zamanaşımı Nasıl İleri Sürülür?
Çek, bono veya poliçeye özgü haciz yoluyla takipte zamanaşımı itirazı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine yapılır.
Kambiyo takibinde icra dairesine verilen genel bir itiraz dilekçesi, icra mahkemesine yapılması gereken başvurunun yerine geçmez.
Senedin türü, vade tarihi, ibraz ve protesto işlemleri, tarafların sıfatları ve zamanaşımını kesen işlemler birlikte değerlendirilmelidir.
Takip Kesinleştikten Sonra Zamanaşımı İleri Sürülebilir mi?
Takipten önce gerçekleşen zamanaşımı ile takip kesinleştikten sonra oluşan zamanaşımı aynı usule tabi değildir.
Borçlu, takipten önce tamamlanan zamanaşımı süresini ödeme emrine itiraz aşamasında ileri sürmelidir. İtiraz süresinin geçirilmesi, takip öncesi zamanaşımı savunmasının icra dosyası içinde kullanılmasını önemli ölçüde sınırlar.
Takip kesinleştikten sonraki dönemde borç yeniden zamanaşımına uğrarsa borçlu, İcra ve İflas Kanunu’nun 71 ve 33/a maddeleri kapsamında icra mahkemesine başvurabilir.
Bu başvuruda dosyadaki son geçerli takip işlemi, uygulanacak zamanaşımı süresi ve aradaki kesilme veya durma nedenleri incelenir.
İlamlı Takipte Zamanaşımı Nasıl İleri Sürülür?
Mahkeme kararına dayanan takiplerde ilam zamanaşımı gündeme gelebilir. İlama dayalı takip, son icra işlemi üzerinden 10 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrayabilir.
Borçlu, ilamın veya ilamlı takibin zamanaşımına uğradığını icra mahkemesinde ileri sürebilir. Mahkeme, zamanaşımını kesen veya durduran işlemleri resmî belgeler üzerinden değerlendirir.
İlamın konusu ve hükmedilen edimin niteliği farklı bir değerlendirmeyi gerektirebilir.
Zamanaşımına Uğrayan Alacak İçin Takip Başlatılabilir mi?
İcra dairesi, genel olarak takip talebindeki alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığını maddi hukuk yönünden inceleyerek takip talebini reddetmez.
Bu nedenle zamanaşımına uğradığı ileri sürülen bir alacak için takip başlatılması teknik olarak mümkün olabilir. Borçlu süresinde itiraz etmezse takip kesinleşebilir.
Ancak bu durum alacağın tartışmasız veya hukuken geçerli olduğu anlamına gelmez. Borçlu, kendisine tebliğ edilen ödeme emrini ve zamanaşımı durumunu süresi içinde değerlendirmelidir.
Alacaklının dürüstlük kuralına aykırı, yanıltıcı veya kötü niyetli işlemleri somut olayın özelliklerine göre ayrıca hukuki sonuç doğurabilir.
Zamanaşımı Hesabında Sık Yapılan Hatalar
Zamanaşımı değerlendirmesinde şu hatalarla karşılaşılabilir:
- Bütün alacaklara 10 yıllık süre uygulanması,
- Her kambiyo senedinin üç yılda zamanaşımına uğradığının düşünülmesi,
- Çekte ibraz süresi ile zamanaşımının karıştırılması,
- Bono ve poliçede tarafların sıfatlarının dikkate alınmaması,
- Fatura tarihinin her durumda başlangıç tarihi kabul edilmesi,
- Her ihtarnamenin zamanaşımını kestiğinin düşünülmesi,
- Kısmi ödeme veya borç ikrarının hesaba katılmaması,
- Arabuluculuk, dava ve icra takip tarihlerinin incelenmemesi,
- Zamanaşımının durması ile kesilmesinin karıştırılması,
- Haciz isteme süresinin alacak zamanaşımı sanılması,
- Satış isteme süresinin geçirilmesinin borcu sona erdirdiğinin düşünülmesi,
- Takip öncesi ve takip sonrası zamanaşımı savunmalarının karıştırılması,
- Zamanaşımı itirazının yanlış makama sunulması.
İnegöl ve Bursa’da İcra Takibinde Zamanaşımı
İnegöl veya Bursa’da bir alacağın zamanaşımı değerlendirilirken yalnızca borcun doğduğu tarih dikkate alınmamalıdır.
Alacağın türü, vade tarihi, ödeme ve borç ikrarları, arabuluculuk başvurusu, açılmış davalar, icra takipleri ve dosyadaki son geçerli işlem birlikte incelenmelidir.
Avukat Hakan Keleş, İnegöl ve Bursa’da icra ve iflas hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda; alacakların zamanaşımı sürelerinin değerlendirilmesi, icra dosyasındaki işlemlerin incelenmesi ve zamanaşımı savunmasının ilgili mercie sunulması hakkında avukatlık hizmeti vermektedir.
Zamanaşımı İtirazı İçin Avukat Zorunlu mudur?
Zamanaşımı itirazında bulunmak için avukatla temsil edilme zorunluluğu yoktur.
Bununla birlikte uygulanacak sürenin belirlenmesi, başlangıç tarihinin hesaplanması, kesme ve durma nedenlerinin incelenmesi ile doğru başvuru makamının tespiti teknik hukuki değerlendirme gerektirebilir.
Sonuç
İcra takibinde zamanaşımı, alacağın türüne göre farklı süre ve kurallara tabidir. Özel bir düzenleme bulunmayan alacaklarda genel süre 10 yıldır. Kira, ücret ve dönemsel edimlerde beş yıllık; haksız fiillerde iki ve 10 yıllık; kambiyo senetlerinde ise senedin türü ve tarafların sıfatına göre değişen süreler uygulanır.
İcra takibi zamanaşımını kesebilir. Ancak alacaklının gönderdiği sıradan ihtarname kural olarak zamanaşımını kesmez. Haciz veya satış isteme sürelerinin geçirilmesi de alacağın zamanaşımına uğramasıyla aynı sonucu doğurmaz.
İnegöl veya Bursa’da bir alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi için Avukat Hakan Keleş ile iletişime geçerek hukuki bilgi alabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Zamanaşımı süreleri; alacağın türüne, vade tarihine, özel kanunlara ve süreyi kesen veya durduran işlemlere göre değişebilir. İçerik hukuki danışmanlık veya sonuç garantisi niteliği taşımaz.