Maaş haczi, kesinleşen icra takibi kapsamında borçlunun maaş veya ücretinin kanunen haczedilebilen bölümünün işveren tarafından kesilerek icra dosyasına gönderilmesidir. Ancak maaştan yapılabilecek kesinti her çalışan ve her gelir türü bakımından aynı kurala tabi değildir.
İş Kanunu kapsamında çalışan işçiler, kamu görevlileri, emekliler ve nafaka borçluları bakımından farklı düzenlemeler uygulanabilir. Bu nedenle “Her durumda maaşın yalnızca dörtte biri haczedilir” şeklindeki genel bir değerlendirme doğru olmaz.
Bu yazıda maaş haczinin nasıl uygulandığını, maaşın ne kadarının haczedilebileceğini, birden fazla haciz dosyasında sıralamanın nasıl yapıldığını ve işverenin yükümlülüklerini ele alıyoruz.
Maaş Haczi Nedir?
Maaş haczi, borçlunun işverenden aldığı maaş veya ücretin kanunen haczi mümkün bölümüne icra dairesi tarafından haciz konulmasıdır.
İcra dairesi, borçlunun çalıştığı işverene maaş haczi müzekkeresi gönderir. İşveren, müzekkerede belirtilen koşullara ve kanuni sınırlara göre borçlunun maaşından kesinti yapar. Kesilen tutar, her ödeme döneminde ilgili icra dosyasına gönderilir.
Maaş haczi uygulamasında maaşın tamamına doğrudan el konulmaz. Kanun, borçlunun ve ailesinin geçimini korumak amacıyla maaş ve ücretlerin belirli bir bölümünü haciz dışında bırakır. Bununla birlikte uygulanacak oran; borçlunun işçi veya kamu görevlisi olması, alacağın nafaka niteliği taşıması ve gelirin emekli aylığı olup olmaması gibi unsurlara göre değişebilir.
Maaşın Ne Kadarı Haczedilebilir?
Maaştan yapılabilecek kesinti belirlenirken öncelikle borçlunun çalışma statüsü ve gelir türü incelenmelidir.
İşçi Maaşının Ne Kadarı Haczedilebilir?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 35. maddesine göre işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devredilemez.
Bu nedenle İş Kanunu kapsamındaki bir işçinin ücretinden adi borçlar için kural olarak en fazla dörtte bir oranında, yani yüzde 25 kesinti yapılır.
Örneğin haciz hesabına esas alınan net ücret 40.000 TL ise adi bir icra borcu için aylık kesinti genel olarak 10.000 TL olur. Ancak nafaka alacakları bu sınırlamanın dışında değerlendirilir.
İşçi ücretinin dörtte üçlük bölümü, borçlunun geçimini korumak amacıyla haciz dışında bırakılır.
Memur Maaşının Ne Kadarı Haczedilebilir?
Memur maaşları ve İş Kanunu kapsamı dışında kalan bazı düzenli gelirlerde İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesi dikkate alınır.
Bu düzenlemeye göre borçlunun ve ailesinin geçimi için icra müdürlüğünce gerekli görülen miktar ayrıldıktan sonra kalan bölüm haczedilebilir. Bununla birlikte haczedilecek miktar maaş veya ücretin dörtte birinden az olamaz.
Dolayısıyla İcra ve İflas Kanunu’ndaki düzenleme, “maaşın dörtte birinden fazlası hiçbir durumda haczedilemez” şeklinde bir üst sınır koymaz. Somut olayda borçlunun geliri, aile durumu ve zorunlu geçim giderleri değerlendirilerek dörtte birden daha yüksek bir kesinti gündeme gelebilir.
Uygulamada çoğu maaş haczinde dörtte bir oranı esas alınsa da bu oran bütün çalışanlar bakımından değişmez bir üst sınır değildir.
Maaş Haczi Brüt Maaştan mı Net Maaştan mı Hesaplanır?
Maaş haczi kesintisi uygulamada vergi, sosyal güvenlik primi ve diğer zorunlu kanuni kesintiler çıkarıldıktan sonra çalışana ödenecek net tutar üzerinden hesaplanır.
Ancak ücret bordrosunda yer alan her ödeme aynı hukuki niteliğe sahip değildir. Şu ödemelerin haciz durumu ayrıca değerlendirilmelidir:
- Temel ücret,
- Fazla çalışma ücreti,
- Prim ve ikramiye,
- Yol ve yemek ödemeleri,
- Sosyal yardımlar,
- Kıdem ve ihbar tazminatı,
- Harcırah ve masraf karşılıkları,
- Emeklilik veya sosyal güvenlik ödemeleri.
Ödemenin adı tek başına belirleyici değildir. Ödemenin ücret niteliği taşıyıp taşımadığı, devamlı olup olmadığı ve hangi kanuni düzenlemeye tabi olduğu incelenmelidir.
Maaş Haczi Nasıl Uygulanır?
1. İcra Takibinin Kesinleşmesi
Alacaklının maaş haczi talep edebilmesi için kural olarak icra takibinin kesinleşmesi gerekir. Borçlunun süresi içinde itiraz etmemesi veya itirazının hukuken ortadan kaldırılması sonucunda takip kesinleşebilir.
Takip kesinleşmeden yapılan haciz işlemleri, takip türüne ve dosyanın durumuna göre şikâyet konusu olabilir.
2. Borçlunun İşyerinin Tespit Edilmesi
Alacaklı, borçlunun çalıştığı işyerinin tespit edilmesini ve maaşına haciz konulmasını talep eder. Borçlunun sosyal güvenlik kayıtları ve dosyadaki diğer bilgiler üzerinden işveren bilgilerine ulaşılması mümkün olabilir.
3. İşverene Maaş Haczi Müzekkeresi Gönderilmesi
İcra dairesi, borçlunun çalıştığı işverene maaş haczi müzekkeresi gönderir. Bu yazıda genel olarak:
- Borçlunun işyerinde çalışıp çalışmadığı,
- Aldığı maaş veya ücretin miktarı,
- Maaş üzerinde daha önce kurulmuş haciz bulunup bulunmadığı,
- Kesinti yapılması,
- Kesilen tutarın icra dosyasına gönderilmesi
konularında bilgi ve işlem talep edilir.
4. İşverenin İcra Dairesine Cevap Vermesi
İşveren, maaş haczi müzekkeresini aldıktan sonra borçlunun işyerindeki durumunu icra dairesine bildirmelidir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 355. maddesi uyarınca işverenin, haciz yazısının tebliğinden itibaren bir hafta içinde borçlunun maaş ve ücret miktarını, maaş üzerinde başka haciz bulunup bulunmadığını ve kesintiye ilişkin bilgileri icra dairesine bildirmesi gerekir.
Borçlu işyerinde çalışmıyorsa veya işten ayrılmışsa işveren bu durumu da süresi içinde icra dairesine bildirmelidir.
5. Maaştan Kesinti Yapılması
İşveren, kanuni sınırlar ve haciz sırası doğrultusunda maaştan kesinti yapar. Kesilen tutar, maaşın ödendiği dönemde icra dosyasına gönderilir.
İşveren, borçlunun maaşında değişiklik olduğunda kesinti tutarını yeni maaşa göre güncellemelidir. Borçlu ücretsiz izne ayrılırsa, işten çıkarsa veya maaş ödemesi sona ererse bu durumun da icra dairesine bildirilmesi gerekir.
6. Borç Sona Erene Kadar Kesintinin Devam Etmesi
Maaş haczi; takip konusu ana para, faiz, harç ve dosya giderleri tamamen karşılanıncaya veya icra dairesi haczin kaldırıldığını bildirinceye kadar devam eder.
İşveren, yalnızca borçlunun veya alacaklının sözlü beyanına dayanarak kesintiyi durdurmamalıdır. Kesintinin sona ermesi için icra dairesinin dosya durumuna uygun bildirimi dikkate alınmalıdır.
Birden Fazla Maaş Haczi Varsa Ne Olur?
Borçlunun maaşı üzerine birden fazla icra dosyasından haciz konulabilir. Bu durumda maaş hacizleri kural olarak sıraya alınır.
İlk sıradaki haciz tamamlanmadan sonraki sırada bulunan adi alacak dosyasına kesinti aktarılmaz. İlk dosyanın borcu kapandığında kesinti sıradaki dosya için devam eder.
Örneğin borçlunun maaşı üzerinde üç farklı adi icra dosyasından haciz bulunuyorsa işveren genellikle:
- İlk tebliğ edilen haciz dosyasına kesinti yapar.
- Diğer dosyaları haciz sırasına kaydeder.
- İlk dosya kapandıktan sonra ikinci dosyaya ödeme yapmaya başlar.
- İkinci dosya tamamlandığında üçüncü dosyaya geçer.
Bu sistem, birden fazla adi haciz bulunduğunda her dosya için ayrı ayrı yüzde 25 kesinti yapılarak maaşın büyük bölümünün aynı anda kesilmesini önler.
Ancak nafaka alacakları ve kanunen öncelik tanınan bazı alacaklar bakımından ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.
Nafaka Borcunda Maaşın Ne Kadarı Haczedilebilir?
Nafaka alacakları, maaş haczindeki genel sınırlardan farklı kurallara tabidir. İş Kanunu’nun işçi ücretinin dörtte üçlük bölümünü koruyan hükmü, nafaka alacaklılarının haklarını saklı tutar.
Mahkeme tarafından hükmedilen güncel aylık nafaka, maaştan öncelikli olarak kesilebilir. Bu kesinti, adi borçlar için uygulanan yüzde 25’lik kesintiden ayrı değerlendirilebilir.
Örneğin borçlunun hem güncel nafaka borcu hem de adi icra borcu varsa önce mahkeme kararındaki güncel nafaka tutarı kesilebilir. Ardından maaşın haczi mümkün bölümü üzerinden adi alacak dosyası için ayrıca kesinti gündeme gelebilir.
Ancak “Nafaka borcunda maaşın tamamı otomatik olarak haczedilir” ifadesi doğru değildir. Kesintinin kapsamı belirlenirken nafakanın güncel aylık nafaka mı yoksa birikmiş nafaka borcu mu olduğu değerlendirilmelidir.
Birikmiş nafaka alacağının haciz sırasındaki durumu ile her ay işlemeye devam eden güncel nafakanın durumu aynı olmayabilir. İcra dosyasındaki nafaka türü ve mahkeme kararı birlikte incelenmelidir.
Emekli Maaşı Haczedilebilir mi?
Emekli aylıkları, çalışan maaşlarından farklı kurallara tabidir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93. maddesine göre bu kanun kapsamında bağlanan gelir, aylık ve ödenekler kural olarak haczedilemez.
Bu kuralın başlıca istisnaları şunlardır:
- Nafaka borçları,
- Sosyal Güvenlik Kurumunun kanunda belirtilen alacakları,
- Emeklinin hacze açıkça muvafakat ettiği bazı durumlar.
Borçlunun haciz işleminden önce veya takip kesinleşmeden verdiği genel nitelikteki onayın geçerliliği ayrıca incelenebilir. Emekli aylığının yatırıldığı banka hesabına haciz konulması da aylığın haczedilmezlik niteliğini her durumda kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ancak banka hesabında emekli aylığı dışında başka paralar bulunuyorsa hesabın kaynağı ve para hareketleri ayrıca değerlendirilir.
Asgari Ücrete Haciz Konulabilir mi?
Asgari ücret, sırf asgari ücret olması nedeniyle tamamen haczedilemez bir gelir değildir. İş Kanunu kapsamında çalışan bir işçinin asgari ücretine de adi borçlar için haciz uygulanabilir.
Bu durumda İş Kanunu’nun 35. maddesindeki dörtte bir üst sınırı dikkate alınır. Başka bir ifadeyle, işçinin aylık ücretinin kural olarak en fazla yüzde 25’i adi icra borcu için kesilebilir.
Nafaka alacakları bakımından ise farklı kurallar uygulanır. Ayrıca asgari ücretin bankaya yatırılmasından sonra hesap üzerine konulan hacizde paranın ücret niteliğinin tespiti önem taşıyabilir.
Prim ve İkramiyeler Haczedilebilir mi?
Prim, ikramiye, fazla çalışma ücreti ve benzeri ödemelerin haczi, bu ödemelerin hukuki niteliğine göre değerlendirilir.
Düzenli olarak yapılan ve ücretin bir parçası hâline gelen ödemeler maaş haczi kapsamında ele alınabilir. Ücret niteliği taşımayan tazminat veya masraf karşılıkları için ise farklı haciz kuralları uygulanabilir.
Kıdem ve ihbar tazminatı, aylık maaşla aynı hukuki niteliğe sahip değildir. Bu ödemelere uygulanacak haciz oranı, maaştaki yüzde 25 sınırından farklı değerlendirilebilir.
Bu nedenle işverenin bordrodaki bütün ödeme kalemlerine aynı oranı uygulaması doğru olmayabilir.
İşveren Maaş Haczini Uygulamazsa Ne Olur?
Maaş haczi müzekkeresini alan işverenin yazıya süresi içinde cevap vermesi, kesintiyi başlatması ve kesilen tutarı icra dosyasına göndermesi gerekir.
İşverenin:
- Haciz yazısına cevap vermemesi,
- Borçlunun maaşını eksik veya hatalı bildirmesi,
- Yapması gereken kesintiyi yapmaması,
- Kestiği tutarı icra dosyasına göndermemesi,
- Borçlunun işten ayrıldığını bildirmemesi
hâlinde hukuki sorumluluk gündeme gelebilir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 356. maddesi kapsamında işverenin kesmediği veya icra dosyasına göndermediği tutarların ayrıca mahkeme kararına gerek kalmadan işverenden tahsili söz konusu olabilir. İşveren, ödediği tutar bakımından koşulları varsa borçlu çalışana başvurabilir.
Her ihlal kendiliğinden ceza sorumluluğu doğurmaz. Sorumluluğun türü, işverenin niteliğine ve ihlal edilen yükümlülüğe göre ayrıca belirlenir.
Borçlu Maaş Haczine İtiraz Edebilir mi?
Borçlu, maaş haczi işleminin kanuna aykırı olduğunu düşünüyorsa icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurabilir.
Şu durumlar şikâyet konusu olabilir:
- Kanuni haciz sınırının aşılması,
- Haciz sırasının yanlış uygulanması,
- Emekli aylığının kanuna aykırı şekilde haczedilmesi,
- Nafaka ve adi borç kesintilerinin yanlış hesaplanması,
- Haczedilmemesi gereken bir ödemenin haczedilmesi,
- Borç tamamen ödendiği hâlde kesintinin devam etmesi,
- Maaş haczinin henüz kesinleşmemiş bir takip üzerinden uygulanması.
Şikâyet süresi, işlemin niteliğine ve borçlunun haczi öğrendiği tarihe göre değişebilir. Bazı haczedilmezlik şikâyetleri süreye tabiyken kamu düzenine ilişkin belirli aykırılıklar farklı şekilde değerlendirilebilir.
Bu nedenle kesinti öğrenildiğinde dosyanın ve bordronun gecikmeden incelenmesi önemlidir.
Borçlu İş Değiştirirse Maaş Haczi Devam Eder mi?
Maaş haczi müzekkeresi belirli bir işverene gönderilir. Borçlu mevcut işinden ayrıldığında eski işveren, işten ayrılış durumunu icra dairesine bildirmelidir.
Borçlunun yeni işyerinde maaş haczinin devam edebilmesi için icra dairesinin yeni işverene haciz müzekkeresi göndermesi gerekir. Eski işverene gönderilen haciz yazısı kendiliğinden yeni işvereni bağlamaz.
Alacaklı, borçlunun yeni işyerini tespit ederek maaş haczi talebini yenileyebilir.
Maaş Haczinde İşveren Nelere Dikkat Etmelidir?
İşverenin maaş haczi müzekkeresini aldıktan sonra şu konuları kontrol etmesi gerekir:
- Müzekkerenin tebliğ tarihi,
- Cevap verme süresi,
- Borçlunun işyerinde çalışıp çalışmadığı,
- Net ücret ve bordro bilgileri,
- Mevcut haciz dosyaları ve sıraları,
- Alacağın nafaka niteliği taşıyıp taşımadığı,
- Kesinti oranı,
- Ödemenin yapılacağı icra dosyası bilgileri,
- İşten ayrılma veya ücret değişikliklerinin bildirilmesi.
İşverenin haciz yazısını görmezden gelmesi veya yalnızca çalışanla yaptığı anlaşmaya dayanarak kesintiyi uygulamaması sorumluluk doğurabilir.
İnegöl ve Bursa’da Maaş Haczi Süreci
İnegöl veya Bursa’da yürütülen bir maaş haczi dosyasında borçlunun çalışma statüsü, ücret türü, haciz sırası ve alacağın niteliği birlikte değerlendirilmelidir.
Alacaklı bakımından işveren bilgilerinin doğru tespit edilmesi ve haciz müzekkeresinin takip edilmesi gerekir. Borçlu bakımından ise yapılan kesintinin kanuni sınırlara uygun olup olmadığı kontrol edilmelidir. İşverenler de cevap ve kesinti yükümlülüklerini süresi içinde yerine getirmelidir.
Avukat Hakan Keleş, İnegöl ve Bursa’da icra ve iflas hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda; maaş haczi işlemlerinin incelenmesi, haciz talepleri, haczedilmezlik şikâyetleri ve işverenlerin yükümlülükleri hakkında avukatlık hizmeti sunmaktadır.
Maaş Haczi İçin Avukat Zorunlu mudur?
Maaş haczi talep etmek veya maaş haczine karşı şikâyette bulunmak için avukatla temsil edilme zorunluluğu bulunmaz.
Bununla birlikte işçi ve memur maaşlarının farklı hükümlere tabi olması, nafaka kesintileri, emekli aylıkları, birden fazla haciz sırası ve işveren sorumluluğu teknik değerlendirme gerektirebilir.
Sonuç
Maaş haczi, kesinleşmiş bir icra takibinde borçlunun düzenli gelirinin kanunen haczedilebilen bölümünden kesinti yapılmasını sağlar. Ancak uygulanacak oran her gelir türünde aynı değildir.
İş Kanunu kapsamında çalışan işçilerin ücretlerinde adi borçlar için kural olarak dörtte bir üst sınırı uygulanır. İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesine tabi maaş ve ücretlerde ise borçlunun geçimi için gerekli miktar ayrılır; haczedilecek bölüm dörtte birden az olamaz. Emekli aylıkları ve nafaka alacakları da özel kurallara tabidir.
İnegöl veya Bursa’da maaş hacziyle ilgili somut durumunuzun değerlendirilmesi için Avukat Hakan Keleş ile iletişime geçerek hukuki bilgi alabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kesinti oranı; çalışanın statüsüne, gelirin niteliğine, alacak türüne ve icra dosyasının özelliklerine göre değişebilir. İçerik hukuki danışmanlık veya sonuç garantisi niteliği taşımaz.